7 Adımda Hayatına Anlam Kat

Yazar: Hatice Özbaş

Hayatımıza anlam katma ve bu anlamı çoğaltma uğraşı sürekli damarlarımızda dolaşmıyor mu? Mesela kim istemez dünyayı kurtarmak? Neden var olduğumuzu veya neden bu hayatı yaşadığımızı sorgulamaya başladığımız zamanlarda kendi cevabımızı şıp diye bulmak, “şunu, şunu ve bunu yaparak dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyorum!” demek ve hayatın anlamı üzerine uzun uzun düşünmek zorunda kalmamak harika olmaz mıydı? Evet biliyoruz, işler her zaman bu şekilde, açık ve net olarak ilerlemiyor. Günlük rutinimizde yaptığımız işlere anlam katmamaya çalışmak, amaçsızca oradan oraya savrulmak gibi gelirken, anlam katma çabası günlük kovalamaca içinde bazen eğlenceli, çoğunlukla ise acı verici olabiliyor. Ofise gittiğimizde yaptığımız işler dakika başı hayat kurtarıyor olmasa da böyle olması motivasyonumuzu katlayarak artırıp hayatımızı daha değerli hale getirmez miydi?

Bu anlam arama çabası ve bulunan cevapla eş zamanlı olarak gelen mutluluk sadece kişisel hayatımız için değil, iş ve profesyonel hayatlarımız için de oldukça mühim. DeVry Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada milenyumda yetişkinlik çağını yaşayan profesyonellerin hayatlarının anlamını buldukları bir çalışma ortamına olan gereksiniminlerini başarı ölçütlerinin ilk sırasına yerleştirmeleri mevzunun ne derece önemli olduğu konusunda ipucu veriyor.

İlgili araştırmaya buradan göz atabilirsiniz.

Elbette milenyum nesli hem iş hem de kişisel hayatında anlamı arayan tek topluluk değil. Onlar son dönemlere kadar işverenlerin ve yöneticilerin çok da dikkat etmedikleri bir soruna işaret ediyorlar.  İster büyük bir şirketin CEO’su, bir marka yöneticisi ya da çalışanı olun farketmez, işinizde henüz bulamadığınız anlamı bulabilmek, bu anlamla hayatınızı tatminkar ve enerjik biçimde yaşamak ve profesyonel hayatınızdaki getirilerini görebilmek için aşağıdaki tavsiyelere bir göz atmaya ne dersiniz?

1. İş hayatı ve özel hayat arasındaki denge klişesine son verin.

hr_jvfpatwi-kyson-dana

Elbette dengeyle kişisel bir problemimiz yok, sıkıntıda olduğumuz nokta dengeye ulaşmaya çalışırken bir şeylerden feragat etme zorunluluğu hissediyor olmamız. Anlam dolu bir hayata ulaşmak için neden özel ya da iş hayatımızda bir şeylerden vazgeçmek zorunda kalalım? Bunun yerine denge algımızı özel ve iş hayatımızın bir bütün oluşturduğu düşüncesiyle değiştirmek daha gerçekçi olmaz mı? Peki nasıl? Wharton School Profesörü  Stewart Friedman, “Leading The Life You Want” adlı kitabında, bunu gerçekleştirebilmek için özgün davranışlar sergileyip var olan değerlerimize sarılarak gerçeklik becerimizi, kendimizi ve yaptıklarımızı bir bütün olarak algılarken, işimizin, çevremizin ve kişisel yaşamımızın birbirini etkileyen farklı parçalardan bir bütün oluşturduğu düşüncesiyle bütünlük becerimizi, yeni şeyler öğrenerek, sonuca ulaşmak için yaratıcı yollar deneyerek ve kalıplara meydan okuyarak da yenilikçi olma becerilerimizi geliştirmemiz gerektiğini öğütlüyor.

2. Kişisel değerlerinizi tanımlayın.

9-v-oxu4dtm-jakob-owens

Neyi desteklediğimizi ya da neye karşı durduğumuzu bilmemek, her şeye sahip olmak arzusuna, gerçekten istediklerimizi ve potansiyelimizi gözden kaçırmamıza yol açabilirken, bu soruların cevabını bilmek bizi esas değerlerimize ve zorluklara meydan okumak için gerekli cesareti sağlayacak inançlarımızı içselleştirmemize imkan sağlayacaktır. Psikolog Susan David, başkaları tarafından bizlere empoze edilmiş değil kendimize ait olduğuna emin olduğumuz değerler ve gerçekten önemsediğimiz şeyler üzerinden yola devam edebilmenin nedenlerimiz üzerinden hareketle mümkün olabileceğini hatırlatırken, “neden?” sorusununun cevabını bulmanın izleyeceğimiz yöntemi de ortaya çıkartmada yardımcı olacağını belirtmektedir.

3. Güçlü taraflarınızın üstünü örtmeyin.

q_gir-p-lmg-andrew-lokeGüçlü taraflarımız sadece nelerde iyi olduğumuz ya da hangi işleri harikulade yaptığımız değil, aynı zamanda bizleri aydınlatan, bilgilendiren ve iyi olduğumuz şeyleri yapma konusunda bizi motive eden durumları da kapsamak için kullanılıyor.  İyi olduklarımızla bizi harekete geçirenlerin bileşimi  performansımızı doruğa ulaştırmamızı sağlarken, bizi harekete geçirenlere atfettiğimiz değer aradığımız anlamı ortaya çıkartmamıza yardımcı oluyor.

4. İş yerinde arkadaşlıklar kurun.

20160605132706-shutterstock-345349079

Zorunda değiliz, evet. Hatta şu “iş yerindeki arkadaşlıklar çok yapay” mevzusunu da fazlaca dinleyip iş yerinde iyi arkadaşlık kurulmaz düsturunu belledik. Fakat bu kalıplaşmış düşünceleri bir kenara bırakıp iş yerinde arkadaşlar edinmemizin bizi iş ortamına daha fazla bağladığını ve aidiyet duygumuzu güçlendirdiğini kabul etmeliyiz. Great Places to Work tarafından yapılan bir araştırmada güzel arkadaşlıkların oluşmasına önem verilen bir iş ortamının gelir üzerindeki artışa olan etkisinin önemine dikkat çekilmekte, anlamlı arkadaşlık ilişkileri kurmanın ya da çabalamanın hem bireysel hem kurumsal getirileri göz önüne alınmaktadır. Evet, araştırmayla sabittir ki iş yeri arkadaşlıkları güzeldir.

5. Duygularınızı anlamlandırın.

08swtco0syg-ben-white

Psikolog Susan David insanların duygularını, kişisel duyguları olarak değil, daha ziyade gerçeklik gibi algıladıklarının üzerinde durmaktadır. Halbuki duygularımız yalnızca bizimdir, dış etkenler duyguların oluşmasına sebep olabilir fakat onları gerçeklik olarak düşünmek, dış dünyayı olduğundan farklı algılamamıza, mevcut olmayan durumların bizleri etkilemesine yol açar. Duygularımızı anlamakla diğer insanlara karşı daha samimi ve gerçekçi olurken, ilişkilerimizde de anlamı ortaya çıkarmaya bir adım daha yaklaşmış oluruz. Peki nasıl anlayacağız duygularımızı?

Öncelikle duygularımızdan kaçmamamız veya ötelemememiz, onları tam olarak hissetmemiz gerekiyor. Duygularımızı olduğu gibi kabullenirken, onları neyin harekete geçirdiğine ve bu harekete karşın içsel olarak verdiğimiz ve belki de kalıplaştırdığımız cevaplara dikkat kesilmemiz süreci daha sağlıklı bir hale getiriyor. Duygularımızın altında değer verdiğimiz şeyler bulunması, onların önemini açıklayabilirken , ne anlama geldiklerini ortaya çıkartmak, değer verdiğimiz şeylere ulaşmamızı ve duyguları bir veri seti olarak kullanmamızı sağlıyor.

6. Pes edin!

xookgcxfw6q-hipster-mum

Evet doğru duydunuz. Pes edin! Kaos ortamında, işlerle başa çıkamadığımızda ya da fazlasıyla sorumluluk yüklendiğimizde aradığımız anlamın ortaya çıkması zorlaşır. Üstelik yapabileceğimizden fazlasıyla uğraşmak, kendimizi en iyisini yapmaktan alıkoymanın şahane bir yoludur.  Bundan vazgeçmeli, bizi güzel şeyler yapmaktan alıkoyan şeylerin neler olduğunu düşünüp, onları bir kenara bırakırken, potansiyelimizi sınırladığına hiç şüphe duymadığımız insanlarla da beş dakika dahi harcamamalıyız.

7. Cesareti Seçin!

okavjrlgnjo-teddy-kelley

Anlam dinamiktir, durağan değil. Rahatı değil cesaretle atılmayı seçmek kendimizi pasif olarak içinde bulunduğumuz şartlara teslim etmektense, öğrenme ve büyüme yolunda yeni fırsatlarla karşılaşmamızı sağlayacaktır. Davranış kalıplarımızı kırdığımızda veya yeni şeyler denediğimizde bunun farkına varırken, bir sonraki cesaret gerektiren aşama için önümüzde bir engel olmayacak ve anlamı bulma yolunda içsel engellerimizi ortadan kaldıracaktır.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim