İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Yazar: Doğa Öykü Kamış

Kendi başına İngilizce öğrenmek zor olabilir ama mümkün. Çevrende pratik yapmana yardımcı olacak fiziksel olarak kimse olmasa bile, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerini geliştirmenin yolları vardır.

İngilizce öğrenirken motivasyonunu yüksek tutmak önemlidir. Her görevde olduğu gibi, biraz daha zor hissettirdiği zamanlar olabilir, bu yüzden yöntemlerini değiştir ve hata yapmaktan korkman; olmak istediğin seviyeye ulaşacaksın.

Aşağıda İngilizce öğrenmek için bazı benzersiz yollar sunduk. Evde, işte veya hareket halindeyken istediğin zaman deneyebileceğin İngilizce öğrenmenin bazı kolay yollarını bulabilirsin.

Neden bugün denemiyorsun? Kendini İngilizceyle çevrelediğinde, aynı zamanda eğlenirken dil özgüveninde ve becerilerinde gelişmeler göreceksin.

İşte İngilizce'yi öğrenmenin 101 yolu:

1. Hata yapmaktan korkma. Kendine güven. İnsanlar, senin hatalarını sadece sen onları yaptığında düzeltebilirler.
2. Kendini İngilizce ile çevrele. Kendini pasif bir şekilde öğrenebileceğin, tamamen İngilizce konuşulan bir çevreye konumlandır. Öğrenmenin en iyi yolu konuşmaktır.
3. Her gün pratik yap. Kendine bir çalışma planı hazırla. Haftada çalışmaya ne kadar zaman harcayacağına karar ver ve buna bağlı kal. Bir rutin oluştur.
4. Arkadaşlarına ve ailene çalışma planını anlat. Seni çalışmaya zorlamalarını sağla ve seni engellemelerine izin verme.
5. 4 ana yetenekte pratik yap: Okuma, yazma, konuşma ve dinleme. Gelişmen için hepsinin üzerinde çalışılması gerek.
6. Öğrendiğin yeni kelimelerle bir defter tut. Bunları cümle içinde kullan ve konuştuğunda en az 3 kere bu kelimeleri kullanmaya çalış.
7. İngilizce öğrenme sitelerini günde en az bir kere ziyaret et veya online olarak İngilizce eğitimi veren platformların programlarına katıl. İngilizce Öğrenme Sertifika Programları'nın eğitimlerinin bu konuda sana oldukça fayda sağlayacağını düşünüyoruz.
8. Bir sınav için listelerin ezberlenmesi, kelime öğrenmenin en yaygın yollarından biridir. Bu sadece kısa süreli çalışma için iyi bir alıştırmadır, çünkü çoğu kez bir sınav için öğrendiğin kelimeleri hafızanda tutamıyorsun.
9. Vücudunun biyolojik saatini kullan. Sabah insanı değilsen, öğleden sonra çalış.
10. Kelimenin kendisi yerine, o kelimeyi kullanarak örnek bir cümle hatırlamayı denersen kelimeleri hatırlamayı daha kolay bulacaksın.
11. Bir sınava girmeyi planla. Bir şey için çalışman gerektiğinde daha çok çalıştığını göreceksin.
12. Sadece bir sınava girmek için çalışmak iyi değildir. Büyük resmi düşün. İyi bir derecede İngilizcen olduğunda neler yapabilirsin? Yaşam kaliten nasıl artacak?
13. Kendine uzun vadeli bir amaç ver. Onun için çalışmaya odaklan.
14. Kendine kısa vadeli amaçlar da ver ve her birini başardığında kendini ödüllendir.
15. Zorunda olduğun değil, öğrenmek istediğin bir atmosfer yarat. İstediğin için öğrendiğin zaman daha çok öğreneceksin.
16. Sana en çok neyin uyduğunu bil. Geçmişte hangi yöntemlerin sende başarılı olduğunu düşün ve o yöntemlere bağlı kal.
17. Nasıl öğrendiğini çöz. Bu ezberleyerek, okuyarak, konuşarak, özetleyerek ya da diğer yöntemlerle olabilir. En iyi nasıl çalıştığını keşfet. Bu kendi başına sessiz bir yerde olabilir ya da grupla olabilir.
18. Yardım al! Bir şeyi anlamadıysan birilerine sor. Öğretmenlerinden, sınıf arkadaşlarından ya da arkadaşlarından yardım iste.
19. Gözden geçir! Gözden geçir! Gözden geçir! Geçmişte çalıştığın şeylere gözden geçirecek vakit ayırdığından emin ol.
20. Kendi başına çalışırken, bir seferde 30 dakikadan fazla çalışmak iyi bir fikir değildir. Düzenli molalar ver, biraz temiz hava al ve bacaklarını esnet.
21. Bir seviye atlamak için çok acele etme. Şu an olduğun seviyeye konsantre ol.
22. TV izlemek yerine Netflix izle. İlk seferde kaçırabilmiş olabileceğin bilgiyi yakalamak için tekrar izleyebileceğin bir şeyi kullanmak daha iyidir.
23. Televizyon izlemek sana sadece ilk seferinde bir şeyi doğru duyma şansı verir. Bu, üst seviye İngilizce bilen için daha iyidir. Anadili İngilizce olan kişilerle konuşmak harika bir pratik olabilir, böylece onlardan kendilerini tekrar etmelerini istemene gerek kalmaz!
24. Seviyelere ayrılmış kitapları oku. Bu kitaplar özellikle senin seviyen için yazılmış kitaplardır. Bütün bir romanı oku. Bunu yapabilirsin! Sonrasında harika hissedeceksin.
25. Çocuk kitapları daha kolay kelimelere sahiptir ve kademeli okuyucular için iyi alternatiflerdir.
26. Makaleler pasif yapıları bulmak için iyi yerlerdir. Bir makaleyi oku ve pasif cümleleri bulabilecek misin bir bak.
27. İlk önce genel anlam için oku. Her kelimeyi anlama konusunda endişelenme, daha sonra geri dön ve yeni kelimeler ara.
28. Bir cümledeki anlamadığın bir kelime için, yanındaki diğer kelimelere bak. Onlar sana bir ipucu vereceklerdir. İçerikten anlamı tahmin etmeyi dene.
29. Temel kelimeleri öğren. Onlar sana kelimelerin anlamını tahmin etmekte yardımcı olacaklardır. Örneğin yazı = yazmak, en küçük = küçük.
30. Yeni bir kelime öğrendiğin zaman, diğer tüm biçimlerini düşün: Güzel (sıfat), güzellik (isim), güzelce (zarf).
31. Ön ekleri (dis-,un-,re-) ve son ekleri (-ly,-ment,-ful) öğrenmek, kelimelerin anlamını anlamakta ve kelime dağarcığını oluşturmana yardımcı olacaktır.
32. Japonca veya Fransızca'nın aksine, İngilizce vurguları kullanır. Yeni kelimeler için heceleri say ve vurgunun nerde olduğunu bul. Bir kelime başına sadece bir vurgudur ve her zaman sesli bir harf üzerindedir. İki heceli fiillerin vurgusu ikinci hecede olur (beGIN). İki heceli isimler (TEAcher) ve sıfatlarda (HAPpy) vurgu ilk hecededir.
33. Mümkün olduğu kadar İngilizce'yi kullan. Bu kadar basit!
34. Kendi dilinden İngilizce'ye çeviri yapma. Akıcılığını geliştirmek için İngilizce düşün. Kendi kendine konuş.
35. İngilizce'yi bir kitaptan öğrenemezsin. Sadece yaparak öğrenebilirsin, araba sürmek gibi.
36. Dil bilgisi öğrenmek için en doğal yol konuşmaktır.
37. İngilizce bir günlük veya anı defteri tut. Birkaç cümle tutarak başla ve ardından daha fazla yazma alışkanlığı edin.
38. Neden online bir blog başlatmıyor ve yazılarını dünyayla paylaşmıyorsun?
39. Daha iyi bir yazar olmak için dil bilgisi ya da yazım konusunda endişelenmeden kağıt üstünde fikirler ve düşüncelerle beyin fırtınası yap. Sonra, yapı hakkında düşün. Daha sonra, parçanı iyi bir dil bilgisi ve yazım ile yaz. Son olarak, baştan sona oku veya yanlışlarını kontrol etmesi için başka birine ver.
40. Söylemeye çalıştığın şeyi tamamen değiştirebileceği için noktalama işaretlerine dikkat et. Bu iki cümlenin anlamları arasındaki farka dikkat et: ''A woman without her man is nothing'' ve ''A man: without her, man is nothing.''
41. Kalbindekini şarkıya dök! Dünyaya güzel sesini göster! Akıcılığı ve tonlamayı geliştirmek için İngilizce şarkılar öğren ve onları tek başına söyle.
42. Bir mektup arkadaşı edin ya da sohbet odalarını, forumları ve iletişim sitelerini kullan. Eğer kimseyle İngilizce konuşamıyorsan, bu sonraki en iyi şeydir.
43. İngilizce podcastler dinle. Duyduklarını tekrar etmek için birkaç cümle dinle. Ritim ve tonlamaya odaklan.
44. İngilizce radyo kanallarını dinle. Böylece kulaklarını eğitiyor olacaksın.
45. Podcast dinlerken birlikte yüksek sesle oku. Yine bu, tonlama, telaffuz ve ritim için harikadır.
46. Dikte. Podcast ya da arkadaşını dinle ve duyduklarını yaz.
47. Kimse kendi sesini duymayı sevmez ama cesur ol ve dene! Sesini kaydet, telaffuz ve tonlamanı dinle. Bu, sorunlu alanlarını belirlemede sana yardımcı olacaktır.
48. Aldığın dersleri mutlaka ses olarak kaydet. Bu tekrar gözden geçirmek için harika bir yoldur. Ayrıca eğitmenlerin konuşma hızını ve tonlamasını dinleyebilirsin.
49. İngilizce düşünmeye devam ettirecek ve çeviri yapmamak konusunda sana yardımcı olacağından İngilizce/İngilizce sözlük kullan.
50. Eğer İngilizce/İngilizce sözlük korkutucu gözüküyorsa, her seviye için İngilizce sözlükleri var.
51. Sözlüğüne çok fazla güvenir hale gelme. Sözlüğün bir yardım olmalı, esas öğretmenin değil. Direkt sözlüğüne gitmektense kelimelerin anlamını tahmin etmeyi dene.
52. Vazgeçme! Pozitif kal! Bazen yeterince hızlı öğrenemediğini hissedeceksin. Endişelenme, herkes böyle hissediyor. Sonunda oraya varacaksın.
53. Keyfini çıkar! Keyfini çıkardığımızda daha çok öğreniriz.
54. Eğer konuştuğun zaman geriliyorsan, bir şey söylemeden önce iki derin nefes al. Rahatladığın zaman daha iyi konuşacaksın.
55. Geçmişte kullandığın kitaplara ve CDlere geriye dönüp bakarak kendini motive et. Şu an sana ne kadar kolay göründüklerini görünce şaşıracaksın. Tebrikler, seviyen gelişiyor!
56. İngilizce öğrenmek için hiçbir zaman çok genç ya da çok yaşlı değilsin. Öğrenmemek için bahane üretme. Neyi bekliyorsun?
57. Erteleme, başarılı olmaktan seni alıkoyabilir. Ertelemeyi durdurmak için, ertelemenin çalışmaktan kaçmak için mi olduğunu ya da kötü bir alışkanlığın olduğunu anlaman önemli.
58. Henüz istediğin sonuçları elde edemediysen, bu senin dilde kötü olduğun anlamına değil, henüz kendine özgü öğrenme yolunu bulamadığın anlamına gelir.
59. Senin seviyenle eşleşen kaynaklar kullan. Çok kolay ya da çok zor metinleri ve dinleme egzersizlerini kullanma. Seni zorlayacak ama hayal kırıklığına uğratmayacak materyaller kullan.
60. Aksanını mükemmel yapmak konusunda endişelenme. Aksanını korumak kültürünün önemli bir parçasıdır. Anadili İngilizce olanlar, aksanla konuşulan İngilizce'yi duymaktan zevk alır.
61. İngilizce'nin bir sürü çeşidi vardır: İngiliz, Amerikan, Güney Afrikalı ve bunun gibi. Bunlardan hiçbiri yanlış ya da önemsiz değildir. İngilizce, İngilizce'dir.
62. Bunun yerine, İngiliz ve Amerikan İngilizcesi arasındaki farkların farkında ol ve kelimelerini buna uygun kullan. Örneğin; asansör için: Elevator (Amerikan İngilizcesi), Lift (İngiliz İngilizcesi).
63. İpucu kartlarını seninle birlikte taşı. Yeni kelimeleri yazabileceğin küçük kartlar var. Boş zamanlarında onları çıkarıp onlara bakabilirsin.
64. Post-itleri kullan ve bunları odanda görebileceğin yerlere yapıştır. 
65. İngilizce'de yüzlerce var olan ve yaygın bir şekilde kullanılan öbekleşmiş fiilleri (iki kelimeli filler) göz ardı etme.
66. Sezgini kullan. İçgüdülerinle ilerle, ilk tahminin ne kadar sık doğru tahmin olduğuna şaşıracaksın. Daha önce de söylediğimiz gibi, kendine güven.
67. Düşüncelerini bir araya getir. Ne söyleyeceğini düşünmek için bir saniyeni ayır. Dil bilgisini biliyorsundur ama belki de konuştuğunda dil bilgisini doğru şekilde kullanmıyorsundur.
68. Yeni insanlarla tanış. Mahallendeki İngilizce konuşanlar ile kaynaşmak için çaba harca. Bir kulübe katılabilir veya yabancıların olabileceği mekanlara gidebilirsin.
69. İngilizce diyalogları başlatan kişi ol. Sohbetleri başlatan kişi ol ve dinleyici sözcükleri kullan (''really?'' / ''go on…'' / ''what happened?'' gibi).
70. İngilizce münazaralara katıl. Tartışılan konuları aktif bir şekilde dinle. Aktif dinleme sınıfta ve grup oturumlarından daha fazla yardım almana ve grup oturumlarına daha fazla katkıda bulunmana yardımcı olacaktır. Konuşan insana odaklan. Yerinde duramamazlık yapma ve diğer insanlar ya da olaylar yüzünden dikkatini dağıtma. Kulakların ve gözlerinle konuşmacıya konsantre ol. Daha fazla duymak için konuşmacının hareketlerine dikkat et. Başkalarının düşüncelerini anlamak için onların söylediklerini duyduklarını tekrar etmek yardımcı olabilir.
71. Sadece İngilizce kelimeleri öğrenmek yeterli değildir. Dil bilgisi bilgisine sahip olman gerekiyor.
72. İngilizce konuşanlar tarafından, eylemlerin zamanlaması hakkında konuşmak için fiil zamanları kullanılır. Bu zamanları ve onları ne zaman kullanacağını bilmek önemlidir.
73. İngilizce birçok düzensiz fiile sahiptir. Onları kafana sokmalısın.
74. Devam et! Eğer İngilizce konuşmaya ara verirsen, kendini seviyen düşmüş ve tüm sıkı çalışmaların boşa gitmiş bulacaksın.
75. Kötü bir sınav sonucu yüzünden soğuma. Bazıları İngilizce sınavını geçme yeteneğine sahiptirler ama İngilizce konuşanlarla iyi iletişim kuramazlar. Eğer rahat bir şekilde İngilizce konuşabiliyorsan, kendinle gurur duymalısın.
76. Unutma elinden gelenin en iyisini yaptığın sürece, başarırsın!
77. İngilizce'yi bir arkadaşınla öğren. Birlikte pratik yapabileceğin ve çalışmak için birbirinizi motive edebileceğin birine sahip olacaksın.
78. Unutma, İngilizce'de yazma şekli telaffuz edildiği şekliyle aynı değildir. Örneğin, ''ough'' 6 farklı telaffuza sahiptir. Fonetik alfabeye aşina ol. Bu, sözlükteki kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz etmene yardımcı olacaktır.
79. Vurgusuz ve tonsuz nötr sesli olan ''schwa''  [ə] ünlüsüne alış. ''Schwa'' İngilizce'deki en yaygın sestir. Örneğin, abouttaki ''a'' ve supplydaki ''u'' gibi.
80. Seviyen yüksek olduğu zaman geliştirmenin daha çok zaman alacağını aklında tut. Genellikle en hızlı gelişme yeni başladığımız zaman olur. Aniden, artık daha fazla öğrenemeyeceğini düşünme, bu sadece daha az fark edilebilir bir gelişme.
81. İngilizce'nin ortamla uyduğundan emin ol. Arkadaşlarınlayken günlük kelimeler kullanmak normaldir ama iş toplantısında kullanmak normal değildir. Öğrendiğin kelimeler ve ifadeleri kullanmak için hangi durumun uygun olduğuna karar ver.
82. Genellikle ders kitabı İngilizcesi günlük konuşma şeklimizden farklıdır. Günlük konuşmaları öğrenmek için film izleyebilirsin.
83. Deyimleri ezberlemek zor olabilir, ancak kullanmak için çok eğlencelidirler ve İngilizce'ni daha renkli hale getireceklerdir.
84. Konuşurken genelde kelimeleri birbirine bağlarız, bu yüzden kulağa tek bir kelime gibi gelebilir. Basitçe söylemek gerekirse, ünsüz bir sesle biten kelimeleri ünlü bir ses ile başlayan kelimelere bağlarız; sesli bir sesle biten kelimeleri, sesli bir sesle başlayan kelimelere bağlarız. Dinlemeni ve telaffuzunu geliştirmek için bunları pratik yap.
85. İnternetten yararlan. İnternet öğrenmene yardımcı olacak kaynaklarla dolu: Toptalent Business School gibi.
86. Güçlü ve zayıf noktalarını düşün. Geliştirmek istediğin alanları kağıda dök ve onları geliştirmek için çalış. Güçlü noktalarını da görmezlikten gelme tabii ki! Başardığın için kendi kendini tebrik et!
87. Hatalarından ders al. Muhtemelen, tekrar tekrar aynı dil bilgisi hatalarını yapıyorsun. İngilizce sınav sonuçlarını bir çalışma aracı olarak kullan. Yanlışlarının üstüne git ve odaklanmak istediğin bir ya da iki tanesini seç. Kuralları kontrol etmek için en sevdiğin dil bilgisi kitabını kullan.
88. Doğru olan artikeli kullan (a/an/the). ''A / an'' belirli olmayanlarda, ''the'' belirli olanlarda kullanılır kuralından çok daha fazlası olduğunun farkında ol. Örneğin; A university (An university değil çünkü ünsüz bir sesle başlar). An hour (A hour değil çünkü h genellikle sessiz okunur).
89. Akıcılık için gözünün önüne getirerek alıştırma yap. Yurt dışına gittiğinde, bir restorana gitmeden önce garsonun sana ne söyleyebileceğini düşün. Hangi cümleleri kullanacağını düşün.
90. İletişim çoğunlukla beden dili ve jest yoluyla gelir. Bunlar, ülkeler ve kültürler arasında farklı olabilir. Örneğin zafer işareti için iki parmakla yapılan V sembolünde, avuç içiniz dışarıya doğrudur. Eğer bunu avuç içiniz sana bakacak şekilde yaparsan İngiliz birini rahatsız ediyor olacaksın. Bunu İngiliz birine sor ve kendin öğren!
91. En kolayı; uyu! Gece iyi bir uykudan sonra daha çok öğreneceksin. Daha çok konsantre olabileceksin.
92. İngilizce konuşulan bir ülkede İngilizce kursu al.
93. Eğer yurt dışında okuyorsan, sadece kendi ülkenden olan insanlara değil diğer ülkelerden olan insanlarla da kaynaş. Kendi ülkenden insanlarla ortak bir evde yaşamak iyi bir fikir değildir. Diğer milletlerle zaman geçirerek daha çok kültürel tecrübenin tadını çıkar.
94. Hiç yurt dışında bir iş bulmayı ya da bir staj yapmayı düşündün mü?
95. Kendine donanımlı bir eğitmen bul. Kim yanlış şeyleri öğrenmek ister ki?
96. Kimse bütün İngilizce dilini öğrenmez. Denemek için endişelenmeye gerek yok. Öğrenmek için bir kısa yol olarak, İngilizce'de aynı telaffuza sahip fakat farklı bir anlamları ve yazılışları olan birçok kelime vardır. Örneğin ''come here'' ve ''I can hear the birds'' aynı telaffuza sahiptir. Bu farklı anlamları bilerek kelime dağarcığı inşa etmeyi daha kolay bulabilirsin.
97. Temel bir İngilizce seviyesine sahip olduğun zaman, önce aynı şeyi söylemenin farklı yollarını keşfet. Bu, bir dinleyiciye senin İngilizce'ni çok daha ilginç yapar ve bu senin için çok zor olmamalıdır çünkü temel bilgileri çoktan biliyorsun. Örneğin, İngilizce'de kaç farklı şekilde ''hoşçakal'' diyebiliriz?
98. İngilizce kursundayken, dersine hazırlıklı ol. Ödevini mümkün olan en kısa sürede yap ve zamanında teslim et. Dersten birkaç dakika önce notlarını ve son dersini gözden geçir. Bunu yaparak hafızanı tazeleyecek ve ders için ısınmış olacaksın.
99. Ders sırasında dikkatini dağıtma. Derse odaklan, başka şeylerle uğraşma. Telefonunu mümkün olduğunca kendinden uzak tut.
100. Sessiz çalışma için rahat ve huzurlu bir yer bul. %100 odaklanabileceğin bir yere ihtiyacın var.
101. Son ama en önemlisi, İngilizce Öğrenme Sertifika Programları ile İngilizce öğren!

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER