Kişisel Hayatımızdan Ödün Vermeden Disiplinli Olma Yolları

Yazar: Güliz Başak Özkan

Dünya, aşırının daha makbul olduğu abartılı bir hal aldı. Doyduğu halde tabağını tepeleme dolduranlar, bir çekmeceye bir daha asla giymeyeceği tıkıştıranlar, birbirinden özel en az 20 kupaya sahip olması gerektiğine inananlar…

Genellikle bu “daha fazla” ilkesi profesyonel yaşamda da mevcuttur. Şafakla birlikte uyanıp fiziksel olarak gözlerini açık tutamadığı vakte kadar çalışmak çoğu zaman yıldız çalışanların işaretlerinden biri olarak kabul edilir. Ancak, bu tür yaşam tarzı başarı, büyüme veya iş tatmini için gerekli değildir. Aslında, bu gerçekten zarar bile verebilir.

Buradaki ana mesaj şu: Fazla mesai yapmayı alışkanlık haline getirmesen bile, yöneticinin favorisi olabilirsin. Elbette, ofisteyken sana atanan her şeyi tamamlayıp zamanında teslim ediyorsan...

İşten erken çıkmaya hazır mısın? İşte edinebileceğin üç alışkanlık:

1. Ana bağlı kal.

Dizüstü bilgisayarını her toplantıya getirip tüm zamanını emaillere cevap vererek, rastgele sitelerde gezinerek ve arkadaşlarınla chat yaparak geçirmek yerine, toplantılara ve yaptığın diğer tüm görüşmelerde anda ol. Çünkü bu, oldukça sinir bozucu olabilir. İşini veya takım arkadaşlarını umursamadığını işaret etmenin kesin bir yolu (doğru olmasa bile), zamanını onlarla gözlerin ekrana yapışık şekilde harcamaktır.

Onlara sorular sor, yardımcı geribildirim sağla ve onları aktif olarak dinle.Bu uzaktan çalışanlar için de geçerli. Alanın dışında çalışmak, iletişim söz konusu olduğunda sorumsuz davranabileceğin anlamına gelmez. Aksine, muhtemelen biraz daha fazla çaba sarf etmen gerekecektir, ancak döngüde kalacağın ve diğerlerinin de döngüde olacağı anlamına gelir.

2. Ne zaman “Evet”, ne zaman “Hayır” demen gerektiğini bil.

Bir meslektaşına yardım etmek ya da yeni bir projeye önderlik etmek için gönüllü olmak paha biçilemez özelliklerdir ve birinden bir şey sormak zorunda kalmadan ihtiyaçlarını tahmin edip hizmetlerini sunabiliyorsan, ek bir bonus da vardır. Senin tuttuğunu koparan bir takım oyuncusu, öğrenmek ve büyümek isteyen biri olduğunu gösterir. Çalışanlarının sürekli “Bu benim işim değil” diye mırıldanmaması, bir yönetici için büyük bir artı.

Fakat bu hiçbir şekilde “evetçi” olman gerektiği anlamına gelmez. Yardım, yeni görevler ve benzeri taleplerin ne zaman ve nasıl geri çevrileceğini bilmek çok önemlidir. Omuzlarına çok fazla yük koymak aşırı bunalmanın başlıca sebebidir. İşleri baştan savma yapıp son teslim tarihlerini tamamen kaçırabilirsin ve bunların hiçbiri paha biçilmez nitelikler değildir.

Kilit nokta; tabağına ne kadar sığdırabileceğin değil, aynı zamanda yüksek kalitede ne kadarını uygulayabileceğini bilmektir. Öyleyse, kendini kaymak üzere olduğun bir noktada hissededersen, hayır de.

3. Yöneticinle düzenli ollarak görüş.

Yöneticinle düzenli görüşmek her zaman yardımcı olmayabilir. Yöneticin sürekli iptal ediyor olabilir ya da görüşmenin çabuk bitmesi için suspus oturuyor olabilirsin. Bu bir hatadır. Bire bir zamanlar çok önemlidir. Gelişimin hakkında onu bilgilendirmenin, yardım istemenin, kariyer hedeflerini tartışmanın ve birbirinizi biraz daha iyi tanımanın zamanıdır.

Bu toplantıları ciddiye almak, yöneticine yapman gerekenleri yaptığın konusunda güvence verir ve aynı zamanda umursadığını gösterir. Ve umursamak iyi bir çalışan olmanın büyük bir parçasıdır. Bire bir toplantılarda ne konuşacağın konusunda güvensizsen, sorulabilecek soruları araştırabilirsin. Ve takviminde böyle düzenli bir zaman yoksa, talep etmen iki taraf için de olumlu sonuçlanacaktır.

Evet, fazladan zaman ayırman gereken durumlar olacak. Ancak bu, yaşamında sürekli devam etmek zorunda değil. Yıldız çalışan olup iş dışında da bir hayat yaşayabilirsin.
 

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER