Motivasyonunuzu Nasıl Arttırabilirsiniz?

Yazar: Rabia Torun

Güçlü yönlerinizi daha da güçlendirerek ilerlemek mi yoksa zayıf yönlerinizi güçlendirmeye çalışmak mı? Eminiz ki hepimiz bu konu üzerinde çok düşünmüşüzdür. Zayıf yönlerimizi güçlendirerek ortalama bir düzeye mi getirmeliyiz? Ya da güçlü olduğumuz alanlara yönelip en iyisi olmayı mı denemeliyiz? ConnectionCulture’dan Todd Hall’ın kaleme aldığı bu yazı birçok yönden bu konuyu inceleyerek sizler için yeni bir ufuk açmaya çalışıyor. Kendinize bir kahve alın ve bu yazıyı okuyarak hangi yönünüze odaklanabileceğinize dair aydınlanın. İşte Todd Hall’ın çok konuşulmuş o yazısı:

Hiç zayıf yönleriniz üzerinde çalışmayı deneyip sonra da kafanızı bir duvara çarpıyormuş gibi hissettiniz mi? Ya da belki de birçok zayıf yönünüze odaklanan bir rol içinde bulundunuz mu? Yakın zamanlarda bir arkadaşım tam da bu durum içindeydi. Birkaç yıl önce yüksek mertebede bir yönetici pozisyonundaydı. Sorumluluğunu üstlendiği yönetim görevleri için daha iyi olmaya çabalıyordu ama bu durum onun tüm hayatını mahvetmişti. Bir zaman sonra, sonunda bu görevin kendisi için uygun olmadığını fark etti ve zayıf olduğu bu yönü hakkında ne kadar çabalarsa çabalasın, işin sürmeyeceğini anladı.

Bizim gelişim yönündeki tüm çabalarımız, çalışanlarımızın ve kendimizin zayıf yönlerimize odaklanmak üzerine eğilimli. Peki neden bunu yapıyoruz? Nedenlerden biri beynimizin “negatif taraflı” olması. Olumlu deneyimler, farkındalıklarını bir süresonra kısa dönemli ya da geçici anılardan daha uzun dönemli anılara transfer eder. Tersine, duygusal anılarımızda ise negatif deneyimlerin kritiğini yaparız.Bu deneyimler, kolayca ulaşılabilir ve çok doğal bir şekilde negatif deneyimlerle ilişkilendirdiğimiz zayıf yanlarımızı ortadan kaldırmak isteriz. Bu eğilim yönetimde, standartlardan sapan şeyler ve problemler üzerine odaklanan yöneticilerin istisnai hareketleriyle sistematize edilir.

Ama işte problem de burada yatıyor: farkındalık ve odaklanmak, bizim güçsüz yanlarımızı gelişmiş bir performansa çevirmeyebilir. Güçsüz yanlarımıza yönelmek ve ağırlıklı olarak onlara odaklanmak gücümüzü tüketebilir ve daha sınırlı sonuçlara yöneltebilir.

Araştırmalar güçlü yönlerinizi kullanmanın çalışma ortamınızda bir hedefe ulaşmak ve bir anlamda onu tamamlamak kadar performansınızı arttıracağını kanıtlıyor.

Güçlü yönlere odaklanarak gelişim sağlamak, liderlerin kendi potansiyellerini maksimize etmesine yardımcı olmak için oldukça tutulan bir yaklaşım. Marcus Buckingham ve Donald Clifton kendi kitapları “Now Discover Your Strengths”de de gücü, bilgi ve özelliklerle kombilenmiş doğal yetenekler olarak tanımlıyorlar. Alex Linley ise güce şöyle bir tanım öneriyor: bir takım davranış, düşünce ya da hislerin kullanıcıya özgü olduğu, gelişimin ve performansın optimal düzeye gelmesini sağlayan önceden varolan kapasite.

Peki, güçlü yanlara odaklanan bir yaklaşımı pratikte gelişime nasıl uygularsınız? Yakın zamanda yürütülen bir çalışmada, Deborah Welch, Karen Grossaint, Katherine Reid ve Cindy Walker bu yaklaşımı kullanan uzmanlarla görüşmeler yaptı. Onların buldukları sonuçlara göre, sizin ve takımınızın güçlü yanlarınıza odaklanarak gelişmenizi sağlayacak 4 farklı yol var.

Güçlü yönlerinizi ve onları birlikte nasıl kullanabileceğinizi tanımlayın.

Var olan enerji her seviyede kontrol edilme ihtiyacı duyar ama özellikle yüksek seviyelerde bu enerji giderek büyür ve muazzam bir hale gelir. Güçlü yanlarınıza odaklanmak sizi ve biricik katkılarınızı bu daha büyük olan amaca bağlar. Hedeflerinize karşı programlı olmanızı sağlar. Gallup anketlerine göre, iş yerindeki motivasyon 2008’den beri %30 oranında azalmış.  Bu trende karşı sizi neyin demotive ettiğine ve enerji verdiğine odaklanmalısınız.

Enerjik olarak kalabilmeniz için, güçlü yönlerinizin ve öz motivasyonunuzun farkında olmalı ve onları tanımlamalısınız. Çalışmada görüşülen tüm uzmanlar, insanlara neyin enerji verdiğini bulmak için değerlendirme araçlarını kullanmışlar. Bu konuda etkili ve geçerli olan bir takım değerlendirmeler var. The StrengthFinders 2.0 isimli internet sitesi sizin en güçlü 5 yanınızı bulmanıza hızlıca yardım edecektir. The MCORE değerlendirmesi de sizin 3 temel motivasyonunuzu bulmanız konusunda yardımcı olabilir. Özel bir değerlendirme kritik önemde bir şey değildir, önemli olan güçlü yanlarınızın resmi değerlendirmelerle saptanmasıdır.

Bu değerlendirmeler başlangıç için iyidir ama daha derine ilerlemeniz gerekir. Güçlü yanlarınızı ya da öz motivasyonunuzu nasıl beraber kullanabileceğiniz ya da entegre edebileceğiniz hakkında düşünün. 1 cümlede bunu yakalamaya çalışın. Kısa bir ifadeyle güçlü yanlarınızı nasıl beraber kullanabileceğinizi ortaya çıkarma çalışmanız size neyin ilham verdiği hakkında daha derin bir görüşe sahip olmanızı sağlayacaktır.

Entegrasyonun nasıl yardımcı olduğunu anlamanız için bir örneğim de mevcut. Benim MCORE’daki en temel 3 öz motivasyonum; potansiyele ulaşmak, teşhis koymak ve geliştirmek. Bunları entegre edebilmek için, şöyle söyleyebilirim: “Pozitif etki ettiğim diğer insanlara teşhis koyduğum kadar, zihinsel olarak potansiyelime ulaşmak için de motivasyonum var.” Bu 3 temel motivasyonumun tamamını birleştiren bir şey olmasa bile, en iyi katkımı bu üçünü bir arada kullanabildiğimde sağlıyorum. Bir örnek olarak, birkaç yıl önce, geliştirdiğim değerlendirme araçlarını desteklemesi için bir anket sistemi geliştirirken çok fazla zaman ve kaynak harcadım. Bu benim öz motivasyonlarımdan potansiyele ulaşmaya ve geliştirmeye bir açıdan vurgu yapıyordu ancak teşhis koyma konusunda net değildi. Ayrıca, geliştirme motivasyonum direkt olarak insanlarla bağlantılı değildi. Çok dolaylı bir bağlantısı vardı. Bir kere güçlü yanlarınızı ve/ya öz motivasyonlarınızı entegrasyona dahil ettiğinizde odaklandığınız şeyler vasıtasıyla yaptığınız her şeyi filtreleyeceksiniz.

Kendi nedeninizi bulun

Bu sürece kendi “nedeninizi” bularak devam edin. Simon Sinek “Start with Why” isimli kitabında bundan söz ediyor ve birçok markanın şimdilerde kendi nedenleri hakkında daha açık olduklarından bahsediyor. Ama bu tabii ki sizler için de uygulanabilir.

Güney Tokyo’nun yaklaşık 800 millik kısmı Okinawa bölgesinde bulunuyor. Okinawalılar, dünyadaki en uzun engelsiz hayata sahip insanlar. Bu yüzden, National Geographic keşifçisi Dan Buttoner bu bölgeyi uzun ömürlülük için sıfır noktası olarak isimlendiriyor. Peki Okinawalıları ayıran şey ne? Okinawalıların emeklilik için sözlükte kelimeleri yok Ama onlar başarılı bir hayat anlamına gelen bir kelimeye sahipler; “İkigai.” Kabaca çevirirsek, ikigai, sizi yataktan kaldırmak için bir sebep anlamına geliyor.

Peki, neden sabahları uyanmalısınız? Diğer bir deyişle, niçin ya da nasıl sabahları yataktan çıkmalı ve gün için sabırsızlanmalısınız?

Biraz daha derine inersek, Sounds Like a Movement’ın kurucusu CJ Casciotta, dünyanın neye ihtiyaı olduğu, sizin neyde iyi olduğunuz ve neyi sevdiğiniz gibi 3 kategoriyi birleştirdiğinizde kendi sebebinizi bulacağınızı söylüyor. İşte CJ’nin önerdiği kendi sebebinizi bulmanıza yardım edecek birkaç soru:

Diğerlerinin işine yarayacak neyi içgüsel olarak yapıyorsun?

Acı çekmeden, başkaları için yaptığın neyi seviyorsun?

Şimdi, kendi sebebini tek bir cümlede yaz: “ Ben … için varım.” Bunu sürekli belirtiyorum aslında, ama bir örnek olarak, benim şimdiki sebebim, iş ve hayattaki insan bağlantılarını sağlamak. Bunun için varım. Ne mutlu ki, bu işte iyiyim ve inanıyorum ki dünyanın da daha sağlıklı iletişime ihtiyacı var.

Sizin sebebiniz sizin en temel süzgeciniz ve aynı zamanda hangi güçlü yanlarınızı amaçladığınızı gösteren bir hedef olacaktır. Güçlü yönleriniz üzerinde kristal kadar berrak olun ve böylece sizin sebebiniz de enerjinizi, motivasyonunuzu, üretkenliğinizi ve etkinizi arttırsın.

Destekleyici ilişkilerden oluşan bir ekosistem geliştirin

Çalışmalardaki çözüm yollarından biri de, tüm uzmanların üzerinden durduğu, ilişkileriniz vasıtasıyla güçlü yönlerinizi geliştirmeniz. Kafanızdaki sürecin de ötesine geçmelisiniz. Öteki insanların sizi görerek ve güçlü yönlerinizi geliştirerek size yardım etmesine ihtiyacınız var. Sizi iyi tanıyan insanlara, güçlü yönleriniz hakkında ve onların bu güçlü yönleriniz hakkındaki düşüncelerine dair sorular sorun. Kör olduğunuz güçlü yönlerinize dair sizi bilinçlendirebilir ve sizin bu özelliklerinizi görmeniz için yardım edebilirler. Bu konudaki bazı egzersizler de sizin kendinizi güçlü yönleriniz hakkında daha fazla keşfederken, destekleyici ilişkilerinizi geliştirmenizi sağlayabilir.

Amacınız güçlü yönlerinizi kullanmak ve onları geliştirmek için destekleyici bir sistem geliştirmek olmalı ve tabii ki diğerleri için de aynı şeyi yapmalısınız. Farklı güçlü yönlerini gösterdiğiniz zaman diğerleri de, bu farklı güçlü yönlerini nasıl kombinleyebileceklerini ve böylece ortak hedeflere nasıl ulaşabileceklerini görerek sizi takdir edeceklerdir.

Diğerlerine kendi güçlü yönlerini geliştirmeleri için yardım ederken, birkaç hızlı düzeltmedense, sorgulayıcı bir diyalog kurun. İnsanlara şefkatle yaklaşın, böylece onların pozitif duygularını arttırır ve geliştirirsiniz.

Rolünüzdeki zayıf yanlarınıza ve kendi güçlü yanlarınıza yönelin

Güçlü yönler üzerindeki bu yönelim, insanların zayıf yanlarına dikkat etmediği için ve  performansa ve kişinin mutluluğuna olan zararı açısından dönem dönem eleştirildi. Çalışmadaki önerilerden bir diğeri de tüm uzmanların önerdiği insanların zayıf yönlerine yönelmeleri seçeneğiydi.

Zayıf yönlerine odaklanarak, çalışmaya katılan uzmanlar, insanların zayıf yönleri tarafından maskelenmiş güçlü yönlerini tanımlamalarına yardımcı oluyorlar. Bazen, örneğin, bir zayıf yön, güçlü bir yönün çok fazla baskılandırılmasından oluşabilir. Mevcut bir durumla yüzleşmekte iyi olan birisi, mesela bunu çok fazla yapıyor olabilir ya da yardımı dokunmayan bir yoldan ilerliyor olabilir. Bu durumun yönlendirilmesi gerekir, ama burada önemli olan, güçlü yönü kaçırmamak ve onu daha etkili bir şekilde kullanabilmektir.

Etkili olmanızı sağlayamadıkları için, yönlendirilmesi gereken zayıf yönlerinizi çözün. Duygularınızı kontrol etmek gibi, basit ilişkili yetenekler, uzun dönem etkili olmak konusunda son derece önemlidir. Kızgın olduğunuzda insanlara bağıramazsınız ve güçlü yönlerinizi kullanarak bir çözüm bulmayı deneyemezsiniz. Ama diğer zayıf yönler, bir fikir yaratmada ya da detayları takip etmede bir ölçüde çözüm bulmanızı sağlayabilir.

Ayrıca, zayıf yönleriniz performansınızı etkileyip, engellediğinde güçlü yönlerinizi kullanarak, hedeflerinize ulaşmanın yollarını aramalısınız. Belki pazarlama yeteneği size doğal bir şekilde gelmemiş olabilir ama işinizin bir parçası olarak pazarlamanız gereken şeyler olabilir. Ve son olarak size “girdi” yeteneğine sahip olduğunuzu söylemem gerekiyor.  Bu yeteneği, sektördeki en iyi deneyimleri toplamak için kullanın. Böylece bu, sizin hedeflerinize bir adım daha yaklaşmanızı sağlayacaktır.


bimilim