Mülakata Katılanların Yüzde Doksanı Bu Tek Nedenden Dolayı Eleniyor  

Yazar: Şebnem Manolya Demir

Mülakat Yapanların Yüzde Doksanı Bu Tek Nedenden Dolayı Adayı Eliyor          

Bir teşekkür mektubu göndermemek, şaşırtıcı bir şekilde, siz puan kaybettirmez.

İş görüşmeleriyle ilgili çok fazla “nasıl yapılır?” kılavuzuyla beraber şu ana kadar bunun altından başarıyla kalktığımızı düşünebilirsiniz. İşe alım çözümleri şirketi JazzHR’ın yaptığı bir araştırma, ne yazık ki, dünyanın dört bir yanındaki adayların hala birkaç kilit hatayla işverenleri hayret içinde bıraktığını gösteriyor.

İşe Alma Müdürlerinin Görmeye Dayanamadığı En Büyük 7 Oyunbozan

“Şu ana kadar öğrenmiş olmalıydınız” gafları içinden, JazzHR araştırmasındaki ülke çapında 500 işe alma uzmanı şunları buldu:

Mülakat yapanların yüzde 86’sı ülkede çalışmaya izni olmayan adayları göz önünde bile bulundurmuyor. Bu işverenler, izni olmayanların onların ihtiyacı olan harika yeteneklere sahip olabileceğinin farkında. Ama yasal sonuçlar- örneğin para cezası, iş lisansı kaybı ve hatta hapis—genelde çoğu şirket için riske değmiyor.

Cevap verenlerin yüzde 81’i önceki işveren hakkında kötü konuşmanın iyiye işaret olmadığı konusunda hemfikir. Olgun adaylar eski müdürlerinin ya da şirketlerinin arkasından konuşmazlar çünkü olaylar hakkında üzerlerine düşen sorumluluğu alırlar. İşveren tamamen suçlu olsa da işe alma müdürleri “büyüklüğün sizde kalmasını” ve o zamandan beri büyüyüp olan şeyden ders çıkardığınızı göstermenizi isterler. Eğer eski işvereniniz hakkında kötü konuşursanız, büyük ihtimalle aynısını onlar için de yapmaya tereddüt etmezsiniz ve zor kazanılmış ünlerini risk edecekleri yerde çizgiyi çizeceklerdir.

10 insandan 8’i görülebilir derecede kötü hijyendeki bir adayı işe almaz. Bu sizin kirli bir Tinder randevusu istememenizle aynı nedenle işe alma müdürleri için bir soğuma nedeni. Altta yatan mesaj şu, kendinizi, etrafınızdakileri ya da işinizi yeterince umursamıyorsunuz. Bu durumun böyle olmadığını gösterseniz bile, işverenler diğerlerinin sizden bu ilk izlenimi almasını istemeyeceklerdir.

Cevap verenlerin yüzde 76’si burnu havada görünen adaya kapıyı gösterirler. Patronlar otoriteye ve takımdaki diğer kişilerin katkılarına saygı gösterebileceğinizi görmek isterler, egonuzu değil. Aynı zamanda hatalarınızın sorumluluğunu alıp onlardan öğrenecek kadar alçakgönüllü olduğunuzu bilmek isterler.

İşe alanların yüzde 71’i kıyafet kuralı hatırlatmasına uygun giyinmeyen adayı seçmez. Evet, kapüşonlu seven Mark Zuckerberg ve onun gibiler kıyafete gelince liderlerin, çalışanlara daha rahat davranmasını sağlıyor. Ama bu durumda bile, görünüş hala ilk izlenimdir ve işverenler şık birini görmek ister. Peki, kararsız kaldığınızda en iyi şansınız nedir? Önceden şirketteki diğer insanların ne giydiğine bakın ve buna uyun.

Şimdi bu son iki noktayı çok dikkate alın:

Cevap verenlerin yüzde 90’ı özgeçmişinde yalan söyleyen birini işe almaz. Anlıyoruz. Piyasa zorlu, bu yüzden sert oynamanız gerektiğini düşünüyorsunuz. Ama yalanlar sizin peşinde olduğunuz harika projeleri, iş güvencesini ve faydaları vermek için gereken güveni işverenlere vermiyor.

İnsanların yüzde 90’ı sadece telefonlarına dokundukları için bir adayı eleyebilir. Mülakatı yapan kişiye odaklanın millet. Bu konuda tek yapmanız gereken bu. Telefonunuzu kapatın ve uzağa koyun.

Kaptınız mı?

Teknoloji- ya da daha doğrusu onun neden olduğu dikkat dağınıklıkları- artık mülakat sürecine yalanlar kadar büyük bir hakaret. Bunu sindirmeniz için size bir dakika vereceğim.

Size olumsuz bir sonuç yaratmayacak şeyler

Katılımcıların yüzde 83’ü teşekkür notlarının işe yaramaz olduğunu ve mülakattan sonra göndermeyen adayı elemeyeceklerini söylüyor. Belki de iş hayatının çok acele ve telaşlı olması ekstra bir yazışmaya bakmayı zor gösteriyor. Ama aynı zamanda teknoloji de çok şeyi, adayların minnettarlıklarını daha büyük ölçüde göstermelerini sağlayacak şekilde değiştirdi.

İşe alanların yüzde 82’si görülebilir dövmelerin son derece kabul edilebilir olduğunu düşünüyor. Bu şirketlerin çeşitlilik hakkında daha açık görüşlü hale geldiği bir alan olabilir, özellikle çok fazla şirketin genişlemeyi, gerçekliği ve yaratıcılığı vurgulaması göze alındığında. Odaklanmamış, saygısız adaylar hoş görülmüyor ama bireysellik gösterenler görülüyor.

Yüzde 56, kendi sorusunu sormasa bile adaya işi verir. Bu mülakat yapanların, eğer önceden detayları alıp mülakat sırasında fark ettirmeden konuşmaya katmak konusunda mükemmel bir iş çıkarmadıysanız, soruların yetersiz olacağını bilmelerinden kaynaklanıyor olabilir. Mülakat yapanlar aynı zamanda kısıtlı bir sürede öncelikli amacınızın kendi yetenekleriniz ve deneyimlerinizi anlatmak olduğunu göz önünde bulunduruyor olabilirler.

Cevap verenlerin yüzde 53’ü geç kalsa ya da ertelese de bir adayı işe alacaklarını söyledi. Bu yöneticilerin zorluk yaratılmasından hoşlandıkları demek değil— mülakatı yapanların yüzde 47’sının sizi kapı dışarı edecek olması gerçeği bile tereddüt etmeye değer. Tüm potansiyel problemlerin sıfıra yakın olacağı bir zamana mülakatı ayarlamak için elinizden geleni yapmalısınız. Bu, sadece çoğu mülakatçının hayatı anladığını söylemek—bilirsiniz, örneğin hasta olmak ya da araba arızası- olabiliyor.

Neden hala bu hataları yapıyoruz?

Allie Kelly, JazzHR’ın pazarlama yönetim kurulu üyesi, zorluğun bir kısmının nesil çatışmasından kaynaklandığını söylüyor. Bugünün adayların iş-özel hayat dengesi için ihtiyaç duydukları ve istedikleri şeyler hakkında farklı öncelikleri var ve bu da liderlerin şirket kültürlerinde istedikleri şeylerle çatışma ve değişim yaratıyor. Ama kişisel sorumluluğun da farkında.

“Hepsi en sonunda hazırlanma ve disipline bağlanıyor. Gerçekten ilgili ve değerlerini kanıtlamak isteyen adaylar, araştırmaya vakit ayırıp büyük resme kendilerini nasıl uydurabileceklerini gösterenlerdir. Mülakata doğru ölçüde özgüven, alçakgönüllülük ve bilgiyle girenler, bunu doğru yapanlardır. ”

Mülakatı başarıyla geçmenizin sizin elinizde olduğunu anladıktan sonra, Kelly başarı için yapmanız gereken sadece üç şey olduğunu söylüyor.

Araştırmanızı yapın. Evet, şirket ve değerleri hakkında temel bilgiye sahip olmalısınız. Ama aynı zamanda mülakat yapacağınız kişiyi de bilmelisiniz. Bunu kişiselleştirin ve bir bağlantı noktası arayın. “LinkedIn profillerine bakın. Bulundukları pozisyonları öğrenin ve birlikte nasıl çalışabileceğiniz hakkında beyin fırtınası yapın… Eğer bir mülakatçı adı listesi verilmediyse, isteyin. Size rolün ne getireceği hakkında bir fikir verecek düşünülmüş, alakalı sorularla hazırlıklı gelin.”

Pratik yapın! Yaptığınız araştırmayı kullanarak pratik yapmak, Kelly’nin söylediğine göre, size mülakat gerginliğini bir kenara bırakmak için gereken özgüveni verecek. Arkadaşlarınız ya da ailenizle anlatmak istediğiniz şeyleri toparlamak için hazırlık mülakatları yapın ve kapmak isteğiniz işten bağımsız olarak bunu süsleyin.

Kim olduğunuzu bilin. “ Mülakattan önce güçlü ve zayıf yönlerinizi dobra bir şekilde gözden geçirmek önemlidir. Kendi hikâyenizi bilmelisiniz—geçmişteki rollerinize neler kattınız, üstesinden geldiğiniz zorluklar ve en önemlisi, sonuçlarınız. Bu anahtar özellikleri açıkça söylemek ve bunları potansiyel işvereninizin organizasyonuyla uyuşturmak, size yarışmada oldukça öne geçirecek.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya ücretsiz üye ol!


POPÜLER MAKALELER

bimilim