Pazarlama İle İlgilenen Herkesin İzlemesi Gereken 10 Film

Yazar: Toptalent

Pazarlama ile ilgileniyorsan veya halihazırda bir pazarlamacıysan, mutlaka izlemen gereken sana ilham kaynağı olacak pazarlamayla ilgili 10 filmi derledik.

Çoğu insan, özellikle işten sonra gevşemenin bir yolu olarak, gerçek dünyadan kaçmak için filmler izler. Ancak en iyi filmlerden bazıları işlerimizde daha iyi olmamız için bize ilham verebilir.

Film izlemek kariyerine ilham kaynağı olması açısından alışık olmadığın bir yol olabilir fakat sana kendin hakkında bilmediğin yeni şeyler öğretebilir ve kariyer hayatını canlandırabilir.

Hızlı bir tempoya sahip olan pazarlamacılar için belki de en büyük motivasyon kaynağı ise sinema filmleri. Bu nedenle pazarlamacılar ve pazarlama ile ilgilenenler için en iyi filmlerin bir listesini oluşturduk. 

Umarız ilham olur ve gelişiminde sana yardımcı olur. İşte pazarlamacıların ve pazarlama ile ilgilenen herkesin izlemesi gereken 10 film:

1. The Social Network (2010) | IMDb Puanı: 7,7

The Social Network, dijital pazarlama dünyasında tektonik levhaları harekete geçiren bir web sitesi olan Facebook'un sürükleyici orijinal hikayesini anlatıyor. Bir pazarlamacı olarak Facebook'un oluşumuna neyin ilham verdiğine, kurucuların inşa ederken düşündükleri süreçlere, onu geliştirmek için attıkları adımlara, bugünkü sosyal medya devi Facebook’un evrimleşmesiyle yaşadığı tüm iniş ve çıkışlara içten bakışta bakmak büyüleyicidir. Mütevazi ama gelecek vaat eden başlangıçlarından hızlı büyümesine kadar, The Social Network, Facebook'un teknoloji yıldızlığına yükselişinin hiç kolay olmadığını gösteriyor.

2. Moneyball (2011) | IMDb Puanı: 7,6

Gerçek hayattan esinlenilmiş bir Beyzbol filmi olan Moneyball, Oakland Athletics beyzbol takımının genel menejeri Billy Beane (Brad Pitt) ve onun zorluklara rağmen mücadele edip modern analitik yöntemlerle takımına başarı kazandırması üzerine kuruludur. Eski yönetimin aklına gelen klasik çözümü; paranın yettiğince en iyi adamı almak, gerisini de bir şekilde halletmek, yerine Billy Beane beyzbola istatistik ve veri analizini getirerek ufak çapta bir devrim yapmaya çalışıyor. En iyi puanlı oyuncuyu yüksek fiyata almak yerine, sadece kendi alanında en iyi olan vasat oyunculardan bir takım kurarak verdiği mücadeleyle başarılı bir takım ortaya çıkarıyor. 

3. Thank You For Smoking (2005) | IMDb Puanı: 7,6

Bir kaygan tütün lobicisi olan Nick Naylor, ikna etme yeteneğine sahiptir. Film boyunca tütün endüstrisini sınıflarda, TV şovlarında ve hatta bir Senato duruşmasında zekice savunduğu için hayretle seyredebilirsin. Bazı insanlar, Thank You For Smoking filminin sadece bir sigara reklamı olduğunu düşünebilir. Fakat asıl mesajı bundan çok daha farklı.

Film, savunduğun şey dünyanın en savunulamaz şeyi dahi olsa, eğer ağzın iyi laf yapıyorsa karşınızdakilerin ezberini bozup, onları düşünmeye zorlayabileceğini gösteriyor.

4. Steve Jobs (2015) | IMDb Puanı: 7,2

Apple'ın arkasındaki adam Steve Jobs tartışmasız neslimizin en vizyoner ürün tasarımcısı ve pazarlamacısıydı. Biyografik filminde Steve Jobs'un ünlü kişiliği her zaman tam anlamıyla sergileniyor. Film, Jobs'ın gayretli çalışanlarına acımasız davranmasına, titiz mikro yönetimine ve sevdiklerine karşı acı soğukluğuna rağmen kötü niyetli ruhuna sempati uyandıran karmaşık bir muhakeme getiriyor. Daha da önemlisi teknoloji devi Apple'ın, teknoloji ve dünyayı ne kadar etkilediğini öğreniyoruz.

5. The Pursuit of Happyness (2006) | IMDb Puanı: 8,0

Yaşanmış gerçek bir hayat hikayesini konu alan The Pursuit of Happyness'da Christopher Gardner (Will Smith) karısı tarafından terk edilmiş, iflas etmiş ve bunların yanında bakmak zorunda olduğu bir oğlu olan bir kişidir. Geçim sıkıntısı çeken ve hayatta kalma mücadelesi veren bir baba oğulun sevgi dolu, duygusal ve inançlı hikayesini anlatan film iş hayatında yaşadığın zor bir dönemde sana sabırlı olman ve karşına çıkan her şeyin bir sebebi olduğuna inanman gerektiği mesajını veriyor. Bu nedenle pazarlama alanıyla ilgilenen kişileri doğru motive edecektir.

6. The Founder (2016) | IMDb Puanı: 7,2

The Founder, 52 yaşında bir milkshake makinesi satıcısı olan Ray Kroc'un küçük ama dikkat çekici derecede etkili bir burger zinciri olan McDonald's'ı nasıl dünyanın en büyük fast food imparatorluğuna dönüştürdüğünü anlatıyor. Ancak Kroc'un McDonald's'ı şöhrete kavuşturma  konusundaki titizliği ve kararlılığı takdire şayan olsa da, etik değerlerini zaman zaman amaç ya da hırs uğruna bir kenara bırakıyor. Filmi izlerken McDonald's imparatorluğunun tartışmalı ticari hamleler yığını üzerine kurulduğunu öğreniyoruz. Film, hayallerini gerçekleştirmek için elinden geleni yapmak ile ahlaki olarak iyi olmak arasında ne yapabileceğine dair sorgulamana neden oluyor.

7. Shattered Glass (2003) | IMDb Puanı: 7,1

Star Wars filminin Anakin Skywalker‘ı olan Hayden Christensen'ın başrol olduğu Shattered Glass gerçek bir olay üzerine kurulmuştur. Metin yazarı ya da içerik üreticisi olmak isteyenlerin faydalı dersler çıkarabileceği filmde “The New Republic” dergisinde çalışmakta olan Stephen Glass adlı genç bir araştırmacı yazarın, kaleme aldığı hayali konular sayesinde dergide nasıl yükseldiğini, zamanla gerçeklerin ortaya çıkması ile de nasıl itibarının yok olduğunu görmekteyiz. Yani filmde kişisel markalaşma kapsamında bir gazetecinin itibarının nasıl arttığını ve yaptığı hatalar neticesinde nasıl kişisel markasına zarar verdiğini görmek mümkün.

8. Up In The Air (2009) | IMDb Puanı: 7,4

Günümüzde, herkes daha dengeli bir yaşam için çabalıyor gibi görünüyor. Fakat George Clooney'nin Up in the Air filmindeki karakteri Ryan Bingham için bu söylenemez. Bir İK danışmanlık firması için çalışan Ryan'ın bu işi yaparken sürekli farklı yerlere gitmek zorunda kaldığı için sürekli bir adresi ve ailesi yok. Bu durumdan şikayetçi olmayan Ryan, insanlarla ve şeylerle ilişkilerin değmeyeceğine inansa da kendi gibi sıkı çalışan bir kadınla gündelik iletişim kurmaya başlağında, onunla birlikte bazı ağır anlar yaşadağı için yaşam felsefesini sorgulamaya başlıyor. Up in the Air, bize sıkı çalışmanın ve işe bağlılığın bizi zirvelere götürebileceğini hatırlatsa da hayattaki en unutulmaz anların kariyerimiz için değil, daima sevdiklerimizin etrafında döndüğünü öğretir.

9. Boiler Room (2000) | IMDb Puanı: 7,0

Boiler Room filminde başarısız bir öğrencinin bir borsa şirketindeki hızlı yükselişi anlatılsa da film genel olarak pazarlamayı ele alınıyor. Ben Affleck’in satış ile ilgili yaptığı konuşmadaki, “Satışın olmadığı telefon konuşması diye birşey yoktur. Her yapılan konuşmada satış yapılır. Ya sen müşteriye hisseyi satarsın, ya da o sana alamayacağının mazeretini satar. İki türlü de satış yapılır. Asıl soru, kim kimi bağlar, o mu sen mi?” sözleri filmdeki en can alıcı sahnedir. Bir pazarlamacı olarak neden bu filmi izlemeliyim diye düşünebilirsin. İzlemelisin çünkü film bilgilendirici olmasının yanında izleyene “Pazarlama dünyasına gir ve onu fethet” gibi bir motivasyon veriyor.

10. Pirates of Silicon Valley (1999) | IMDb Puanı: 7,3

Teknoloji dehaları olan Steve Jobs ve Bill Gates’in hayatlarını konu alıyor. Bill Gates’in bilgisayar dehasının yanında bir pazarlama dehası da olduğunu gözler önüne seren filmde, Apple firmasının Bill Gates karşısındaki hataları ve zayıflıkları, Bill Gates’in Apple karşısındaki kurnazlığı ve iki yüzlülüğü ortaya çıkarılıyor. Pirates of Silicon Valley, bilişim dünyasının zalim yüzünü, üretmek ve satmak arasındaki farkı oldukça etkili şekilde gösteren bir yapımdır.

Pazarlamacı veya pazarlama alanında kariyer hedefleyen biri olarak izleyebileceğin, motivasyonunu yükseltecek en iyi 10 pazarlama filmini derlediğimiz bu yazı umarız sana ilham kaynağı olur.

İyi seyirler smiley

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim