Verimli ve Kontrollü Kalmanın 11 Sırrı

Yazar: Cansu Özveren

Verimli ve Kontrollü Kalmanın 11 Sırrı

TalentSmart 1 milyondan fazla insanı test etti ve yüksek performansa sahip olanların üst tabakasının duygusal zekaya (tam olarak %90’ı) sahip insanlarla dolu olduğunu buldu. Duygusal zekanın alamet-i farikası sizi odaklanmış halde ve işleri de rayında tutarak üretkenliğin ortaya çıkmasını sağlayan bir beceri olan iradedir.

Maalesef, irade güvenilmesi zor bir yetenektir. Birçok insan için o kadar kısa sürelidir ki Martin Seligman ve Pennsylvania Üniversitesi’ndeki meslektaşları 2 milyon insanı test edip, onlardan 24 farklı beceri içerisindeki güçlerini bir sıraya koymalarını istediklerinde, son sıraya gelindiğinde iradeleri tükenmişti.

İradeniz arzulanan bir işi bıraktığında üretkenliğiniz de bırakır.

Konu irade olunca, başarısızlıklarınıza odaklanmak o kadar kolaydır ki başarılarınız birden soluklaşır. Neden soluklaşmasınlar ki? İrade, amaca ulaşmaya yardımcı olan bir çabadır. Kendini kontrol etmeyi başaramamak ise sadece başarısızlık. Eğer birkaç kilo vermek istediğiniz için akşam yemeğinden sonra o bir paket cipse dalmaktan kaçınıyorsanız ve Pazartesi ve Salı akşamlarını sırf Çarşamba günü 4 yemek değerindeki boş kalori yeyip pes etmek için başarılı geçirdiyseniz, başarısızlığınız başarınızın önüne geçer. 2 adım öne 4 adım geriye atmış olursunuz.

İrade hepimizin biraz yardımla kullanabileceği bir şey olduğundan, duygusal zekaya sahip insanların üretken ve kontrollü kalmak için neler yaptığını bulmak amacıyla verilere geri gittim. Bilerek bu davranışları uyguluyorlar çünkü işe yaradığını biliyorlar. Bazıları çok açık, diğerleri mantık dışı ama hepsi o sinir bozan başarısızlıkları en aza indirip üretkenliğinizi artırmak için yardımcı.

  • Çözümlere odaklanırlar.

Dikkatinizi neye verdiğiniz duygusal durumunuzu belirler. Yüzleştiğiniz problemlere takılı kalırsanız, iradenizi engelleyen olumsuz duygular yaratıp onları devam ettirirsiniz. Kendinizi ve durumunuzu daha iyiye taşıyacak eylemlere odaklanırsanız, olumlu duygular üreten ve performansınızı geliştiren bir tür kişisel etki yaratırsınız. Duygusal zekaya sahip insanlar problemlere sırtlarını dayamazlar çünkü bilirler ki en etkili oldukları zaman çözüme odaklandıkları andır.

  • Yemek yerler.

Bu maddeyi mantık dışı kategorisine sokabilirsiniz, özellikle yemek yerken kontrol problemleri yaşıyorsanız. Beyniniz iradenizle başa çıkmaya çalışırken genelde glikoz tüketir. Eğer kan şekeriniz düşükse büyük olasılıkla yıkıcı dürtülere boyun eğmek durumundasınız. Şekerli gıdalar şeker seviyenizi hızlıca yükseltir ve sizi dürtüsel davranışlarınıza karşı bitkin ve korumasız kılar. Daha yavaş yakılan bir besin tüketmek, pirinç veya et gibi, size daha uzun süreli bir irade sağlar. O yüzden açken yanınızdan çubuk şekerleri ayıramıyorsanız, başka şeylerden de yediğinizden emin olun.

  • Kendilerini affederler.

Yoğun bir şekilde kendinden nefret etme ve iğrenme hissiyle takip edilen kendini kontrol etmede başarısızlığın kısır döngüsü, irade denemelerinde yaygın olarak görülür. Tipik olarak bu duygular sorun yaratan davranışta fazla hoşgörüye neden olur. Hata yaptığınızda kendinizi affedip yola devam etmek çok önemlidir. Hataların sizi nasıl hissettirdiğini görmezden gelmeyin, ama içine de batmayın. Bunun yerine gelecekte kendinizi geliştirmek için neler yapacağınıza odaklanın.

Başarısızlık öz güveninizi yıpratabilir ve gelecekte daha iyi sonuçlar alacağınıza inanmanızı zorlaştırabilir. Çoğu zaman başarısızlık, risk almaktan ve kolay olmayan bir şeyi başarmaya çalışmaktan kaynaklanır. Duygusal zekaya sahip insanlar başarının başarısızlıklarıyla yüzleşebilme yeteneklerinde yattığını bilirler ve geçmişte yaşadıklarında bunu başaramazlar. Başarılmaya değer her şey sizden risk almanızı talep eder ve başarısızlığın sizi başarılı olabileceğiniz gerçeğine inanmaktan vazgeçirmesine izin veremezsiniz. Geçmişte yaşarken, tam olarak da gerçekleşen budur, geçmişiniz şimdiniz olur ve sizi ilerlemekten alıkoyar.

  • Gerçekten istemiyorlarsa evet demezler.

San Francisco, California Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir araştırma şunu gösteriyor ki hayır demekte ne kadar çok zorlanırsanız, stres, tükenmişlik ve hatta depresyon gibi öz güveninizi yok eden şeyleri deneyimlemeniz o kadar olası. Hayır demek aslında birçok insan için başlıca bir irade mücadelesi. ‘Hayır’ kullanmaktan korkmamanız gereken güçlü bir kelime. Hayır deme zamanı geldiğinde duygusal zekaya sahip insanlar “Yapabileceğimi sanmıyorum.” ya da “Emin değilim.” gibi cümlelerden kaçınırlar. Yeni bir söze hayır demek önceki sözlerinizi yüceltir ve size sözlerinizi başarılı bir şekilde yerine getirme olanağı sunar. Sadece kendinize şunu hatırlatın; hayır demek bir irade eylemi olduğundan gereksiz sözler vermenin olumsuz etkilerini önleyip gelecekteki iradenizi de arttıracaktır.

  • Mükemmeli aramazlar.

Duygusal zekaya sahip insanlar mükemmelliği amaçları olarak belirlemezler çünkü böyle bir şeyin var olmadığını bilirler. İnsanoğlu doğası gereği hata yapar. Mükemmeliyet amacınız olduğunda, pes etmenize ve daha az çaba sarf etmenize neden olacak, daima sinir bozan bir başarısızlıkla baş başa kalırsınız. Bir bakmışsınız ki başardıklarınız için sevinip gelecekte neler yapacağınıza odaklanmak yerine zamanınızı nerede hata yaptığınızı ve neleri farklı yapabileceğinizi düşünüp sızlanmakla harcıyorsunuz.

  • Olumludurlar.

Olumlu düşünceler, beyninizin dikkatini çabalarınızın karşılığında alacağınız ödüllere vererek iradenizi çalıştırmanıza yardım eder. Gezgin beyninize, bilinçli olarak düşünülecek pozitif bir şey seçerek yardım etmek zorundasınız. Olumlu herhangi bir şey dikkatinizi yeniden toplar. İşler yolunda gidiyorsa ve modunuz da iyiyse, irade oldukça kolaydır. Ama işler rayından çıktıysa ve kafanız da olumsuz düşüncelerle dolup taştıysa , irade bir meydan okumadır. Bu gibi anlarda, gününüzü düşünün ve olan veya olacak olan pozitif bir şeyi bulun, küçük büyük fark etmez. Eğer o günden bulamıyorsanız, geçmişe ve geleceğe bakın. Buradaki amaç düşünceleriniz olumsuza döndüğünde, odağınızı kaybetmeyin diye dikkatinizin yönünü değiştirecek olumlu bir düşünceye sahip olmak.

  • “Ya böyleyse…” diye düşünmezler.

Olasılıkları düşünmek iradenin düşmanı olan stres ve kaygı ateşine barut gibidir. İşler milyonlarca farklı şekilde ilerleyebilir ve olasılıkları düşünerek ne kadar çok zaman harcarsanız, harekete geçmekte ve üretken kalmakta o kadar gecikirsiniz (üretken kalmak ayrıca sizi sakinleştirir ve odaklanmış kalmanızı sağlar.). Üretken insanlar olasılıkları sorgulamanın onları gitmek istemeyecekleri ya da gitmelerine gerek olmayan bir yere götüreceğini bilirler. Tabii ki de senaryo planlama gerekli ve etkili bir stratejik planlama yöntemidir. Buradaki önemli ayrım ise endişe ve stratejik düşünme arasındaki farkı ayırt etmektir.

  • Uyurlar.

Yıllardır bunun önemini söyleyip duruyorum ve duygusal zekanızı arttırıp odaklanmış ve iradeli kalmanızda uykunun büyük bir önemi olduğunu ne kadar anlatsam az. Uyuduğunuzda, beyniniz gün içindeki anılarınızda gezinip onları saklarken ya da silerken (ki bu rüya görmenize de neden olur.) kendini şarj eder ki bu da ayık ve boş bir kafayla uyanmanızı sağlar. İradeniz, dikkatiniz ve hafızanız, yeteri kadar uyumadığınızda etkili bir şekilde çalışmaz. Uykusuzluk stres kaynağı olmadan bile stres hormonu seviyenizi kendi başına arttırır ki bu da üretkenliğinizin baş katilidir. Meşgul olmak genellikle üretken kalabilmek için uykunuzu feda etmeniz gerektiğini hissettirir ama uykusuzluk üretkenliğinizi o kadar düşürür ki uykuda bile daha üretken sayılırsınız.

Yorgun olduğunuzda, beyninizin glikoz emme kabiliyeti büyük ölçüde azalır. Bu dikkatinizi dağıtan dürtüleri kontrol etmenizi zorlaştırır. Dahası, uykusuz kaldığınızda düşük glikoz seviyesiyle başa çıkmak için daha şekerli şeyler istersiniz. Yani iradeniz yemek yemenizin önüne geçsin diye uğraşıyorsanız her gece yeteri miktarda uyumak yapılacak en iyi şeylerden biri.

  • Egzersiz yaparlar.

Bedeninizi en az 10 dakika hareket ettirmek GABA denilen beyninizi sakinleştiren ve dürtülerinizi kontrol etmenize yarayan bir sinir taşıyıcı salgılar. Eğer yan tarafınızdaki ofise yürüme dürtünüze karşı çıkmaya çalışıyorsanız bırakın yürümeye devam edin. Dönene kadar dürtünüzü kontrol altına almış olacaksınız.

  • Meditasyon yaparlar.

Meditasyon aslında beyninizi irade makinesine dönüşmesi için eğitir. Nefes alışverişinize ve hislerinize odaklanmaktan başka bir şey gerektirmeyen ve günde 5 dakikanızı alan farkındalık egzersizi gibi basit teknikler bile öz farkındalığınızı ve zararlı dürtülere karşı koyma kabiliyetinizi geliştirir. Budist keşişler boşuna bu kadar sakin ve kontrollü değil sonuçta. Hadi siz de deneyin.

  • Rüzgardan yararlanırlar.

Tutku ve oyalanma medcezir gibi gelgitli olmaya meyillidir. Kontrol etmek istediğiniz dürtü güçlü olduğunda bu tutku dalgasının dışında beklemek genellikle kendinizi kontrol etmeye yetecektir. Pes etmeniz gerekiyormuş gibi hissettiğinizde 1. kural boyun eğmeden önce en az 10 dakika beklemektir. Sonunda pes etme tutkunuzun aslında küçük bir dalgacıktan büyük olmadığını göreceksiniz.

Özetle…

Hatırlamanız gereken önemli şey bu stratejilere bir şans vermek. Bu, iradenizle sorunlar yaşadığınız anları tanıyıp dürtülerinize teslim olmaktansa bu stratejilere bakıp onlara bir şans vermeniz demek.


POPÜLER MAKALELER

bimilim