Y Kuşağının Sahip Olması Gereken 4 Alışkanlık

Yazar: Yaren Doğan

Y kuşağı hakkında bir çok bilgi var. Bu bilgilerin bazıları anekdot bazıları ise istatistiksel. Bununla birlikte, yazarların üzerinde durdukları konulara bakarsak, Y kuşağı hakkında çok fazla bilgi bulamayız. Aslında, bu konuda yorum yapan ve bilgilerini gençlere iletenlerin çoğu yaşça olgundur.

Genç çalışanlara yardımcı olabilmek ve tavsiye verebilmek için birkaç Y kuşağı çalışanına sorulan soru: “1000 tane meslektaşınızla dolu bir odada neler söylersiniz?”

İşte söyledikleri: 

1. İnsanlara değer verdiğini göster.

Dünya nın en büyük teknoloji firmalarından birinde pazarlama müdürü olan Samantha: ''El yazısıyla yazdığın ‘Teşekkürler’ notunu bugün bulunduğun yere ulaşmana yardımcı olan birine ver” diyor. Dijital iletişim hayatımızın çok büyük bir alanına hakim olsa da el yazısı ile yazılan notlar hala çok önemlidir.

İletişimde aktif olmak, ister el yazısıyla yazılmış notlarla ister e-posta ile iletişim kurun, bir çalışan olarak ne kadar istekli ve öğrenmeye açık olduğunu gösterir. Günümüzün dijitalleşen iş yerlerinde bile, el yazısı notları başkalarına değer verdiğini gösterebilir.

2. Şirketin iyiliği için araştırma yap.

Büyüyen bir teknoloji firması Bullhorn'un yöneticisi ve CTO'su olan Matt Fischer, “Sen şirket için iyiysen, şirket de senin iyidir. Şirketin başarılı olmasına gerçekten yardım ediyorsan, şirket de senin başarılı olman için fırsatların kilidini açacaktır” diyor. Fischer Bullhorn'da stajyer olarak işe başlamıştır ve babasının tavsiyelerini hatırlayarak şirketi her gün daha iyi hale getirmeye çalışmıştır.

Fischer'in söylediği Y kuşağının karşılaştığı bir zorluğa işaret ediyor: “Benim için şirketin içinde ne var?” zihniyeti. Bu klişe düşüncenin gerçeklik payı olsa da Y kuşağı çalışanları bu algıyı her gün şirketlerinin iyiliği için çalışarak değiştirebilirler. Şirketin iyiliği için çalışmak şirketin misyon ve vizyonunu, çalışanın misyon ve vizyonunun üzerinde ilerletmeye çalışır. 

3. Konuşmadan önce düşün.

Atlanta'daki Porter Novelli'de kıdemli medya analisti olan Kaylea Nortathomas, "Ne zaman sessiz olacağını ve ne zaman konuşacağını bil" dediğinde ilginç bir gerçeğe işaret ediyor. Sosyal medya, iletişim konusunda bir çok değişikliğe neden oldu. Nortathomas’ın belirttiği gibi gizliliğin olmadığı varsayımıyla yaşıyoruz.

Y kuşağı, hayatımızı bu kadar çok paylaşmaya başladığımız dönemde iş hayatına en rahat giren ilk nesil. Facebook ve Twitter, lise ve üniversite yıllarımızda ivme kazandıkça, düşüncelerimizi herhangi bir zamanda herhangi bir konuda paylaşmaya daha hızlı alışmaya başladık. Ancak iş hayatında herkesin söyleyeceklerini duymak istediğini varsaydığında zorluklar ortaya çıkar.

Ne zaman konuşacağını ve ne zaman sessiz kalacağını bilmek, yüksek duygusal zekanın (EQ) bir işaretidir. EQ, bir kişinin çalışan olarak performansının güçlü bir göstergesi olabilir. İyi iletişim becerileri, özellikle de dinleme becerileri, duygusal zekası yüksek kişilerde vardır. Y kuşağındakilerin EQ'larını güçlendirmeye görüşlerini paylaşmadıklarını fark ederek başlayabilirler. Bunun yerine, başkalarının ilk söyleyeceklerini dinlemek de akıllıca olacaktır.

4. Meraklı ol.

Scripps Networks Interactive'te İK başkan yardımcısı Chris Barksdale, “Meraklı ol” diyor. Merak ve öğrenme isteği gençler için çok önemlidir. Bu zihniyetin çalışanlara başarı getirir ve onları çok iyi yerlere taşır. Eğer çalışanlar, özellikle Y kuşağından olan çalışanlar, iş yerlerinde bir fark yaratmak istiyorsa, merakın iyi kullanılması gereken bir beceri olduğunu fark etmelidirler.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim