Yapay Zeka Ve İnsanlığın Geleceği

Yazar: Damla Diler

Yapay zeka uzmanı, Sinovation Ventures'ın CEO'su, Google China'nin eski yöneticisi ve AI Superpowers'ın yazarı Kai-Fu Lee yapay zeka ve insanlığın geleceğini bir yazısında şöyle anlatıyor:

Bir risk sermayesi (VC) yatırımcısı olarak çalışmalarımın getirdiği yükümlülüklerden biri de global iş adamlarına ve seçkin politikacılara yapay zeka (AI) hakkında sık sık konuşmalar yapmak. İşimin zevklerinden biri de bazen anaokuluna giden çocuklar ile aynı konu hakkında konuşmam. Şaşırtıcı bir şekilde, bu iki farklı dinleyici kitlesi bana aynı soruları soruyor.

Pekin anaokuluna son zamanlarda yaptığım bir ziyarette, beş yaşlarındaki kalabalık dinleyici kitlem bana yapay zeka geleceğimiz hakkında şunları sordu:

• “Robot öğretmenlerimiz olacak mı?”
• “Ya bir robot araba başka bir robot arabaya çarparsa ve yaralanırsak?”
• “İnsanlar robotlarla evlenecek ve onlardan bebekleri mi olacak?”
• “Bilgisayarlar bize patronluk taslayacak kadar akıllı olacaklar mı?”
• “Robotlar her şeyi yapacak hale gelirse biz ne yapacağız?”

Bu anaokulu öğrencilerinin soruları, dünyanın en güçlü liderlerinden bazılarının sorduğu sorularla neredeyse aynı. İlk olarak, AI'nın zihinlerimizin ön saflarına nasıl sıçradığı ile ilgili konuşuldu. Sadece birkaç yıl önce yapay zeka sadece akademik araştırma laboratuvarlarında ve bilim kurgu filmlerinde var olan bir alandı. Ortalama bir insanın, yapay zekanın insanlar gibi düşünebilecek robotlar inşa etmekle ilgili olduğu konusunda bir fikri vardı ancak bu potansiyelle günlük yaşamlarımız arasında neredeyse hiçbir bağlantı yoktu.

Bugün bunların hepsi değişti. En son yapay zeka yenilikleriyle ilgili makaleler, gazetelerimizin ön sayfalarını doldurmakta. Kârı artırmak için yapay zekadan yararlanmak konusunda yapılan iş konferansları neredeyse her gün gerçekleşiyor. Ve dünyadaki birçok hükümet bu teknolojiyi kullanmak için kendi ulusal planlarını yayınlıyorlar. Yapay zeka aniden kamuoyunun önemli bir konusu haline geldi ve bu iyi bir sebepten dolayı oldu.

Yapay zeka konusundaki önemli teorik gelişmeler sonunda hayatımızı değiştirmeye yönelik pratik uygulamalar üretti. Yapay zeka hali hazırda favori uygulamalarımızda ve web sitelerimizde bulunuyor; gelecek yıllarda yapay zeka araçlarımızı kullanacak, portföylerimizi yönetecek, satın aldıklarımızın çoğunu üretecek ve potansiyel olarak bizi işlerimizden çıkaracak. Bu kullanımlar hem güzel şeyler, hem de potansiyel tehlikeler vaad ediyor ve bizler de kendimizi ikisi için de hazırlanmalıyız.

Anaokulu çocukları ile olan diyaloğum gerçekleştiği yer nedeniyle de önem taşıyor. Yakın geçmişe kadar Çin yapay zeka konusunda ABD'nin onlarca yıl olmasa da bir hayli gerisindeydi. Fakat son üç yılda Çin yapay zeka konusunda dünyayı yakaladı, hatta dünyanın geri kalanında bu alanda gördüklerimizi gölgede bile bıraktı. Yapay zeka ile ilgili coşku teknoloji ve iş dünyasından, devlet politikaları oluşturmaya kadar ve hatta Pekin'deki anaokulu sınıflarına kadar ilerledi.

Alana yönelik bu geniş tabanlı destek Çin’in bu alanda artan gücünü yansıtmakta ve beslemektedir. Çinli yapay zeka şirketleri ve araştırmacıları, Amerikan ekonomisinde devrim niteliğinde yenilikçi algoritmalar ve iş modelleriyle denemeler yaparak Amerikan meslektaşları üzerinde muazzam bir zemin oluşturdular. Bu şirketler ve araştırmacılar beraber bir şekilde Çin'i bu yeni gelişen teknolojide Amerika Birleşik Devletleri'nin tek gerçek rakibi olan bir yapay zeka süper gücüne dönüştürdüler. Bu iki ülkenin yapay zeka konusunda nasıl rekabet edeceği ve iş birliği yapacağı global ekonomi ve hükümetler için çarpıcı etkilere sahip olacaktır.

Sonunda bu genç öğrencilerle iletişimimde daha derin bir gerçeğe rastladım: yapay zeka geleceğimizi anlama konusunda hepimiz bu anaokulları gibiyiz. Hepimiz cevapsız sorularla doluyuz, çocuksu bir merak ve yetişkin endişeleriyle geleceğe bakmaya çalışıyoruz. Yapay zeka otomasyonunun işlerimizde ve hayat amaçlarımızda ne anlama geleceğini bilmek istiyoruz. Bu muazzam teknolojiden hangi insanların ve ülkelerin faydalanacağını bilmek istiyoruz. Akıllı makineler tarafından işletilen bir dünyada insanlık için yer olup olmadığını merak ediyoruz.

Kimse bu soruların cevaplarını bize açıklayacak bir kristal küreye sahip değil. Ancak bu temel belirsizlik, bu soruları sormamızı ve yeteneklerimiz dahiline cevapları keşfetmemizi daha da önemli hale getiriyor. AI Superpowers benim bunu yapma girişimim. Yapay zeka ile ilgili geleceğimizi mükemmel bir şekilde tahmin edebilecek bir kehanet değilim ancak bu soruları araştırırken hem Çin hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde bir yapay zeka araştırmacısı, teknoloji yöneticisi ve şimdi risk sermayesi yatırımcısı olarak deneyimimi aktarabilirim. Umudum, bu kitabın buraya nasıl geldiğimize biraz ışık tutması ve ayrıca buradan nereye gideceğimiz hakkında yeni sohbetler için ilham kaynağı olması.

Yapay zeka hikayesinin sonunu tahmin etme çabamızın sebebi, bunun sadece makinelerle ilgili bir hikaye olmaması. Aynı zamanda, kendi seçimlerini yapan ve kendi kaderlerini şekillendiren özgür iradeleri olan insanlar hakkında da bir hikaye. Yapay zekanın geleceği bizim tarafımızdan yaratılacak, yaptığımız seçimleri ve eylemleri yansıtacak. Bu süreçte bize rehberlik edebilecek değerler ve bilgelik için kendi içimize, birbirimize bakacağımızı umuyorum.


Yapay zeka çağında Türkiye İş Bankası'nın sunduğu

Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi ve Derin Öğrenme Rehberi ile

her zaman güncel kal!

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim