Zor Zamanlarda Kendine İyi Bakmanın Yolları

Yazar: Merve Bağrıyanık

Dürüst olalım, öz bakım biraz anda kalabilmek gibidir, bir konunun aşırı kullanılmış ve nerdeyse utanç verici, dikkat çekmeyen bakış açısıdır. Mutlu bir yaşam aslında çok basittir, bir şeyi tanımlamanın ticarileştirilmiş yoludur.

Kendine daha önce öz bakım yapman gerektiği söylendiyse muhtemelen seni hiç motive etmedi veya iyi hissettirmedi, değil mi? Çünkü eğer birinin sana söylemesi gereken bir noktaya gelirse o zaman ilgilenmediğin oldukça açıktır.

‘‘Bence biraz kendi kendini sevme alıştırması yapmalısın.’’

Bunun gibi öfke uyandıran yorumlar iyi niyetlidir ancak sonuçta işe yaramazlar. Tıpkı depresyonda olan birine sadece neşelenmesini söylemek ve bacakları kırık olan bir kişiden kalkmasını ve dans etmesini istemek gibi; işe yaramayacak!

Birini teşvik etmenin daha iyi yolu güçlü ve olumlu yönlerini vurgulamak ve inşa etmektir. Öz bakım uygulayan birine örnek ol ama en önemlisi kişisel sorunlarına dikkat çekme. Yani biraz aşka ihtiyaç duyan biriysen veya başkası için örnek oluşturmak istiyorsan o zaman burada nasıl yapacağını bulacağından emin olabilirsin. Bunlar işe yaramayan tavsiyeler değil, günümüzde kullanabileceğin gerçekten işine yarayabilecek stratejilerdir.

Öz bakım nedir?

İlk olarak bunun yerine kendinle olan ilişkin diyebilir miyiz? Daha az saçma ve daha doğrudur. Çünkü gerçekten bahsettiğimiz şey bir arkadaşına bakar gibi kendine bakmak ve şunu sormaktır: ‘‘Nasılsın?’’

Kendinle olan ilişkini 1-10 arasında değerlendir. (10 ise muhtemelen herhangi bir öz bakım ipucuna ihtiyacın yoktur!) Eğer üzerine bir sayı koymak için uğraşıyorsan kendini kötü hissettiğin alışkanlıkları düşün ve onların üzerine git. Üzerine gittikçe neşeleniyor musun? ya da kendini güçlü ve yetenekli hissediyor musun? Kendine ‘‘Bunu neden yapmalıyım?’’ yerine ‘‘Bunu yapabilirsin’’ de.

Şu şekilde düşün:

Eğer iç diyaloğunu -kendine söylediğin kelimeler- arkadaşlarına tavsiye gibi tekrarlamak zorunda olsaydın hiç arkadaşın kalır mı? Belki birkaç kaçan vardır ya da yoksa sorun değil. Hepimiz bir noktada kendimizden dayak yedik. Ama şunu düzeltelim: Zihinsel sohbetin için vakit ayırmadıysan, şimdi yapmanın tam zamanı. Bu boşvereceğin bir şey değil çünkü kelimenin tam anlamıyla başarının anahtarı. Olumsuz düşünce ve inançlarına hapsedilmek seni; kaygı, depresyon, düşük özgüven, düşük benlik saygısı ve genellikle mutsuz bir yaşam deneyimi gibi şeylere götürecektir. Yani evet, bu çok önemli!

‘‘Kendi kendine konuşma en büyük şeydir. Birçoğumuz felaket bir iç diyaloğa sahibiz. İç konuşmamı kendimi daha iyi yapmak, daha güçlü yapmak için kullanıyorum. Kendi kendine konuşma kendine olan inançtan gelir. Eğer kendine inanmazsan işe yaramaz.’’ demiştir, bir ultramaraton koşucusu olan David Goggins.

Sadece düşünceler ne kadar zararlı olabilirler?

Beynin gerçek bir olay ve düşünce arasındaki farkı bilmiyor. Bu yüzden topluluk önünde konuşmayı düşündüğünde endişelenirsin veya bir limon yemeyi düşündüğünde ağzın sulanır. Eğer her gün kendine olumsuz konuşma yaparsan beyninin sinirsel yolları nerdeyse varsayılan bir ayar gibi bu düşünme tarzına gerçekten dönüşecek ve şekillenecektir.

Bilinçaltın bir şeyi ne kadar uzun düşünürsen, o şeye inanır. Böylece, bilinçaltında her gün nasıl davranacağını ve tepki vereceğini destekleyen bir inanç sistemi oluşturmuş olacaksın. Bunun nedeni beynin şekillendirilebilir olmasıdır; değişir ve uyum sağlar. Aynı düşünceleri defalarca düşündüğümüzde bu yollar güçlenir ve yeni normal olur.

‘‘Birlikte ateşlenen nöronlar, birbirlerine bağlanırlar.’’ - Donald O. Hebb

Bu kendinle iyi bir ilişki kurmak için anlaşılması gereken ilk ve en önemli şeydir. ‘‘Kendine aşık olmak’’ zorunda değilsin ancak kendini tüm kusurlarıyla kabul etmeli ve seni ileriye götürecek yeni olumlu düşünce kalıpları oluşturmalısın.

Kendime ne dediğimi nasıl anlayabilirim?

Kendinle ne konuştuğuna odaklanmak, iç diyalog veya zihinsel sohbete odağı dış dünyadan iç dünyaya kaydırmanı gerektirir. Bunu yapmak zordur ancak mümkündür. İyi bir şey kolay değildir ve çoğumuz için zordur çünkü bu okulda veya ebeveynlerimizden öğrendiğimiz bir şey değildir.

İşte dinlemeye başlamanın bazı yolları:

1. Yazmaya başla.

Bir kalem ve kâğıt al ve aklına ne gelirse yaz. Bazı sorular: ‘‘Keşke daha az, daha fazla hissedebilsem’’ veya ‘‘Son zamanlarda beni rahatsız eden şey...’’

Her gün kendine söylediğin her şeyi değerlendir. Son zamanlarda hissettiğin hisler ve duygular nedir? Seni strese sokan şey veya şeyler nedir? Seni ne mutlu eder? Bir terapist bu tür şeylere yardımcı olabilir ancak düşüncelerini ve duygularını belirleyerek daha fazla bilinci hale geldiğinde bunu kendin yapabilirsin.

2. Meditasyon yap.

Yazma konusunda zorlanıyorsan, meditasyon ve nefes egzersizleri yapmak ile başlayabilirsin. Meditasyon beyin dalgalarımızı Beta’dan Alfa’ya dönüştürmenin bir yoludur, yani zihnimizin işletim sistemine erişebiliriz. Bu durumda dinlenme ve sindirim aşamasına giderek stres ve kortizolün etkilerini azaltırız.

Zihnini temizlemen için garip ya da rahatsız edici pozda oturmana gerek yok.

Sessiz bir ortama geç, Spotify ya da Youtube’da iyi bir film müziği aç ve nefesine odaklanarak başla. 5’e kadar say ve 7’de bırak. ‘‘Serbest bırak’’ gibi yüksek sesle söylemek için bazı mantralar ekleyebilir ve zihninin dolaşmasına izin verebilirsin. (Ancak çok uzakta dolaştığını fark ettiğinde geri getirmelisin.)

‘‘Meditasyon zihnini susturmanın bir yolu değildir. Zaten orada olan ve ortalama bir insanın her gün düşündüğü 50.000 düşüncenin altına gömülen sessizliğe girmenin bir yoludur.’’ - Deepak Chopra

Bu zamanla kolaylaşır. Düşüncelerinin ne söylediğini öğrendikten sonra bir duyguya sinyal vermeden durdurabilirsin. Unutmayın bu durumlara verdiğimiz yanıtlar ve onları nasıl algıladığımız farklı duygu türlerini tetikleyebilir.

3. Motivasyon sözlerini kullanmaya başla.

Onları her gün göreceğin bir yere koy. Telefonuna veya aynana. Pozitif takviye görmek için beynini tanı. Bunu yapmak, çok uzun süredir kullandığın negatif sinir yollarından herhangi birini geri almaya başlamak için harika bir yoldur.

4. Diyet ve egzersiz yap.

Egzersizin ve iyi beslenmenin bizim için iyi olduğunu biliyoruz, eğer yapmıyorsan bir yerden başla. Bu kendinle ve vücudunla olan ilişkindir bu nedenle işlenmiş şeker ve karbonhidratları azalt, sağlıklı yağları ve sebzeleri artır, yağsız proteini artır ve terlemeye başla. Tüm bunlar seni olumsuz düşünmeye daha az eğimli hale getirecek ve hormonlarını yanına alacak.

Bu stratejiler zaman ayırmaya değer. Kendinle olan ilişkinde sizden başka kimse sorumlu tutulamaz. Evet insanlar kesinlikle kendini görme şeklini etkileyebilir ancak bu sadece onlara izin verirsen olur. Kendinle bir konuşma yap ve başkalarının seni olumsuz etkilemesi için verdiğin onayı geri al ve kendinle harika bir ilişki kurma niyetini belirle. Sadece çevrendeki insanlar fark etmeye başlamayacak aynı zamanda hayatının her alanında performansın artacak.

Başlamak için hiçbir zaman karantinadan daha iyi bir zaman olamaz!

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER