3 Adımda Motivasyon Nasıl Kazanılır?

Yazar: Berkay Taner

Daha sağlıklı bir hayata, daha iyi bir kariyere, daha iyi ilişkilere sahip olmaya karar verdin ama nihayetinde aynı noktaya vardın: “Motive olamıyorum.”

Hepimiz, motivasyonun ne olduğunu dahi anlamadan, böyle şeyler söylemişizdir. Motivasyon, saf haliyle, seni harekete geçmeye teşvik eden sebep veya sebeplerdir.

Sorun şu ki, bu dürtünün ömrü genellikle çok uzun sürmüyor. Ertesi gün için motive olmuş bir vaziyette yatağa girip, sabah seni uyandıran alarmla birlikte bütün motivasyonunun kaybolduğu olmuştur.

Kendinle konuşmak, sınırlamalar, rutinler, güçlü gözükme çabaları çoğunlukla aradığın ölümsüz motivasyonu sağlamaz.

İhtiyacın olan, devamlı motive olmanı sağlayacak bir strateji. 

1. İçindeki organizasyonu yönet.

Motivasyon olmanın ardındaki en temel fikir, bir amaca sahip olmaktır. Amaç yoksa, aksiyon da yoktur. Motivasyon, en basit haliyle, böyle düşünülmeli.

Motivasyon yoksa, amaç da yok demektir. Nazi soykırımından kurtulmuş, toplama kampında 3 yıl geçirmiş psikoterapist Viktor Frankl, hayatını bu konuya adadı. Kitabı “Anlam İstenci”nde şöyle söylüyor: “İnsanın ihtiyacı olan şey durgun, gerilimsiz bir yaşam değil, kovalamaktan vazgeçmeyeceği özgürce seçilmiş bir görev ve her şeye değecek bir hedeftir.”

Hepimizin yüzleştiği içsel çatışma tam olarak budur. Yaptıklarımızı neden yapıyoruz? Amaç ne? Neden konforu elinin tersiyle itesin?

Frankl'a göre biz, kendi kaderimizin yaratıcılarıyız. Kendi hikayemizi yazıyoruz. Motivasyon bize bağışlanan bir şey değil, onu yaratan da biziz. Hedefinin ne olduğuna sen karar verirsin. 

Bunun anlatıldığı kadar kolay olmadığını biliyoruz. Bizzat kendin ve başkaları tarafından yolundan çıkmak üzere aklın çelinecek. Çünkü dikkatimizin dağılmasına eğilimliyiz. Farklı amaçların peşinden koşuyoruz ve kafamız karışıyor. Bunu, yaşamın yapısı olarak kabul etmemiz gerekiyor.

Seni amacından saptıracak şeylerle karşılaşabilirsin. Görevin kendi içinde bunu organize edebilmek olmalı. Bunu her gününü yazıya dökerek ve kendine, seni neyin motive ettiğini hatırlatarak yapabilirsin. Konfordan kaç. Yeni şeyler dene. Kendine meydan oku. Bu sürecin tamamının nasıl bir strateji gerektirdiğini göreceksin. İçinde organizasyonu yaratabilmek için sayısız alışkanlığı bir araya getirmek durumundasın.

2. Bir sorumluluk haritası/sistemi oluştur.

Motivasyon içinde başlar ama yine de hayat yalnızca bireyden ibaret değil. Amacının her zaman başkalarıyla (ailen, arkadaşların vb.) ilişkili olduğunu göreceksin.

Sorumluluk sahibi olmak isteyeceksin. Kişisel sorumluluk, yaptıklarının bedelini her zaman ödeyebileceğine olan inancındır. İşleri batırdığında devam etmeni sağlayacak şey olacak bu. Peki böyle bir sorumluluk sistemi nasıl yaratılır?

• Adanmışlık ve kararlılık ilkesini benimse.

Bu, Robert B. Cialdini'nin “Influence” kitabının temel düşüncelerinden bir tanesi. İnsanlar, davranışlarında kararlı gözükmek isterler. Biri sana “maceracı” bir karaktere sahip olup olmadığını sorduysa ve sen de ona “evet” dediysen, ifadeni destekleyecek şekilde hareket etmeye eğilimli oluyorsun. Bu ilkeyi kendi yararına kullanabilirsin. İnsanlara amacının ne olduğunu söyle ve bunu sık sık yap. Ağzından çıkanı hayatına yansıtmak için çok daha fazla çaba sarf ettiğini göreceksin.

• Partnerlerin olsun.

Bunu da bir önceki ilkeye benzetebiliriz. Bir aile üyesiyle, arkadaşla, mentorla veya bir çalışma arkadaşıyla hedeflerimiz hakkında konuştuğumuzda sözünde durma isteğine benzer bir motivasyon yaratıyor.

Forbes'da yayınlanan bir araştırmaya göre, bir çalışma partneriyle -bu bir antrenör olabilir- önceden belirlenmiş randevulardan oluşan bir sürecin başarıya ulaşma oranı %95 oranında artıyor. Bu prensibi birçok farklı yolla uygulayabilirsin. Eğer etrafında yeterince ciddi değilse, profesyonel yollar denenebilir.

3. Kararlılığını ödüllendir.

Ödüller motivasyonu artırmak adına sıkça önerilenlerden biridir. Ama bu, olumsuz bir etkiye sahip olabilir ve hatta seni ödüllerinin motive etmesine dahi sebep olabilir.

Gayet basit bir fikir. Başardığın şeyler için, büyük-küçük fark etmeksizin, kendini ödüllendir.

Materyalistik ödüllerden bahsetmiyoruz. İsteyeceğin son şey, seni ödüllerin motive etmesi olur. Böyle bir motivasyon bütün amacını yok eder. Ödül ve motivasyon hakkında yazan, düşünen büyük bir çoğunluğun yaptığı bir hata bu. Yardım etmek istiyorlar ama genelde durumu daha da kötü hale getiriyorlar.

Sana zihinsel doymuşluğu verecek ödüllerden bahsediyoruz. Bunlar genelde pek pahalı şeyler değildirler. Mesela, büyük bir projeyi/görevi tamamladıktan sonra, 1 hafta boyunca yalnızca istediğin şeyleri yapabilirsin.

Birçok insan yemek yemekten de büyük zevk alır. Bu da bir ödül olarak kullanılabilir. Senin adına en çok işe yarayacak olan neyse onu kullan. Önemli olan, ödülün bir “bonus” olduğunu unutmamak. Ucunda bir ödül olmasa da amacının peşinde koşmaya devam ediyor olmalısın.

Motivasyonunu fazla sorgulama!

Son olarak, motivasyonunu ve amacını bulma yolunda kendini çok zorlama. Nihayetinde hayat dolu dolu yaşanması gereken bir şey.

Unutma: Motivasyon eksikliğinden rahatsızsan, bunun üstesinden gelmenin en iyi yolu kafanı boşaltıp aksiyona geçmek/deneyimlemeye devam etmek.

Amacını bul, dünyayla paylaş ve onu kovala. Kendini ödüllendirmeyi de unutma. Hiçbiri kolay değil, ama ne olursa olsun denemeye devam et.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER