Üniversite ve Yüksek Lisans İçin Amaç Mektubu Yazma İpuçları

Yazar: Şebnem Manolya Demir

Yükseköğrenim İçin Amaç Mektubu Nasıl Yazılır?

Etkili bir amaç mektubu yazmak için bilmeniz gerekenler.

Yüksekokula başvuracaksanız, amaç mektubu hayatınız boyunca yazacağınız en zor şeylerden biri. Ayrıca, amaç mektubu mezun başvurularının en yanlış anlaşılan yanı, öğrencilerin çoğu bunu kendileri hakkında bir başka makale gibi geçiştiriyorlar ve genelde, onları başvuranlar arasında öne çıkarmayacak monoton şeyler buluyorlar. Amaç mektubu yüksek lisans başvuru paketinizin önemli bir bileşeni ve üniversite kabul komitesi amaç mektubuna ve içeriğine büyük önem veriyorlar – sizin araştırma işinize ve üniversitedeki yüksek eğitimize olan samimi ilginizi anlamaya çalışıyorlar.

Peki, Nasıl Başlayacaksınız?

İlk taslağı yazdığınızı düşünürsek, yüksek ihtimalle, amaç mektubunuz için aşağı yukarı bunun gibi bir açılış bulmuşsunuzdur: “ X Mühendisliği Departmanında, Y Üniversitesinde Bilim Ustası programına başvuruyorum çünkü bu programın bilimsel ve teknik bilgimi geliştirmeme yardım edeceğine inanıyorum.”

Veya Bu Şekilde:

“X Mühendisliği Departmanında, Y Üniversitesinde Bilim Ustası programına başvurduğum için son derece heyecanlıyım çünkü kendimi bildim bileli bilime karşı büyük bir tutkum var. Okula giden bir çocuk olduğum zamanlardan beri, bir bilim insanı olmak istediğimi biliyordum.”

Yani, bunu yazdınız, değil mi? Ve şimdi birkaç gramer düzeltmesi yapacağınızı düşünüyorsunuz, daha sonra birkaç karmaşık kelime ekleyeceksiniz ve biraz rötuşla bu başlangıcı koruyacaksınız. Bu başlangıç paragrafının okuyucunun ilgisini çekeceğini düşünüyor musunuz? Okuyucu amaç mektubunun geri kalanını, başvuranın istedikleri tarzda bir öğrenci olduğuna dair bir açık görüşlülükle okuyacak mı? Bu başvuruyu sonrasında hatırlayacaklar mı? Siz karar verin.

Eğer fikrinizi yeni bir başlangıç yazmak üzere değiştirmezseniz, o zaman tebrikler – amaç mektubunuz odadaki kâğıt atık kutusuna gidiyor.

Kabul komitesi ne arıyor?

Kabul komitesi sizin X/Y/Z üniversitesinde yüksek lisans programlarına başvurduğunuzu biliyor ve onların iyi tasarlanmış programlarının sizin teknik becerilerinizi ve bilginizi geliştireceğini çok iyi biliyorlar. Ve siz, artık işe yaramayacak bu eski klişeyi yazıyorsunuz. Mülakatınızda birinci soru sorulmuş : “Neden şirketimizde çalışmak istiyorsunuz?” ve siz “Hayatımı kazanmak için bir işe ihtiyacım var” diye cevaplıyorsunuz gibi.

Siz tek başvuran değilsiniz

Belki kabul komitesinin bir üyesi sizin başvurunuzu okuduğunda, çoktan 100 mektup okumuştur ve başlangıcınız sizi öne çıkarmak konusunda başarısız oldu. Eğer günün sonunda kabul komitesinin, yüzlerce başvuru inceledikten sonra bile, mektubunuzu hatırlamasını istiyorsanız özel, eşsiz ve tabii ki orijinal bir şey bulmalısınız.

İnsanları çekecek bir şeye ihtiyacınız var

“11 yaşındayken, abim yut dışına gitti ve beni hayatımı değiştirecek bir şeyle bıraktı: bilimsel ekipmanlarla dolu bir ev yapımı laboratuvar, bir masaüstü bilgisayar ve binlerce kitap. En güzel günlerimden birkaçı laboratuvarı temizleyerek, kitaplarına göz atarak ve enstrümanlarıyla oynayarak geçti. O zamandan beri, onun gibi, kendi laboratuvarım olmasını istedim.”

Bu mektup kabul komitesine birinin uzun süreli hayat tutkusunu söylüyor, sadece bir laboratuvara sahip olmak değil, gerçek bir bilim insanı olmak. Komite öne çıkan adayları konuştuğunda, bunu hatırlamayacaklarını mı düşünüyorsunuz? Tabii ki de hatırlayacaklar çünkü sadece Cartoon Network’te “Dexter’ın Laboratuvarı         ”nı izlemek yerine ev yapımı bir laboratuvara sahip olmak büyük ihtimalle hepsi için el üzerinde tutulan bir fantezi olur.

Bir hikâye yazın, açıklama değil

Kendinizi bir hikâye anlatıcısı yerine koyun ve amaç mektubunuzu okurken, okuyucularınızı nasıl bağlayabileceğinizi düşünün. Örneğin, seçmeniz istense birinin seyahat hikâyesini dinlemek mi isterdiniz yoksa sadece otel fiyatları, yemekler vs. hakkında bilgileri mi? Hangisini tercih ederdiniz? Şüphesiz seyahat hikâyesi mi? Çünkü sizi duygusal açıdan tüm yolculuğa, yerlere ve zamana bağlar. Kendinizi anlatıcının yerine koyarsınız ve o hikâyeyi anlatırken anları yaşarsınız. Bir hikâyeleri açıklamalardan çok daha kolay hatırlarız. Çünkü hikâyeler bize bağlanır, açıklamalar veya bilgiler bağlanmaz.

Sizin hikâyenizin bir şekilde tamamen aynı olacağını söylemiyorum ve sizi mektubunuz için üstteki hikâyeyi kopyalamaya teşvik etmiyorum. Her zaman kendi hikâyenizi bulmalısınız, eğer bunu hemen bulamıyorsanız geçmişiniz hakkında düşünün – eminim ki kendi hayatınızdan eşsiz bir tane bulacaksınız.

Sonuç olarak, girişinizi yazmadan önce kendinize basit bir soru sorun: “Kendi amaç mektubunuzu bir hikâye kitabı ya da gazete gibi okumak istiyor musunuz?” Cevap büyük bir değişiklik yaratacak.

Genel olarak, kabul komitesi, amaç mektubunda birkaç basit sorunun cevabını arar. Size asla açıkça sormayacaklar ama aşağıdaki sorular amaç mektubunuzu yazarken yanıtlanmalı.

Neden yüksek eğitime devam etmek istiyorsunuz?

Neden özellikle bu üniversitede çalışmak istiyorsunuz?

Neden Profesör X ile ya da özellikle üniversitenin bu laboratuvarında çalışmak istiyorsunuz?

Bu alanda ne kadar ve ne tür bir deneyiminiz var?

Deneyimleriniz çalışmak istediğiniz bu alana ya da bu laboratuvara nasıl uyuyor?

Bu laboratuvara nasıl değer ekleyebilirsiniz?

Üzerinde çalışmak istediğiniz özel araştırma fikirleri var mı? Varsa kısaca açıklayın.

Profesör X ile çalışmak ve yüksek lisans derecesi almak hedefinize ulaşmanıza nasıl yardım edecek?

Ve genel olarak, üniversite neden sizi Öğretim ve Araştırma Asistanı olarak tam fonlama yardımıyla kabul etmeli?

Amaç mektubunuzu yazarken bu soruları cevaplamayı göz önünde bulundurmalısınız, ama bir hikâye şeklinde. Ve eğer hikâyeniz onlar için yeterince ilginçse sadece bir kabul değil ama aynı zamanda iyi bir burs da alırsınız.

Amaç mektubu neden bu kadar önemli?

Bu noktada bir ara verip başka bir şey düşünelim. İşe alma yöneticisi olduğunuzu ve yeni proje için insanlar işe aldığınızı düşünelim. Açık pozisyonların reklamını yaptınız ve teklif için minimum zorunluluklardan ve gerekli yeteneklerden bahsettiniz. Eğer birisi minimum zorunlulukları sağlıyorsa ona her zaman gelecek projedeki görevleri tamamlamak için gereken yetenekleri öğretebileceğinizi biliyorsunuz. Tüm olası öğrenciler başvurularını gönderdikten sonra büyük ihtimalle akademik performanslarına, önceki iş deneyimlerine, yeteneklerine vs. bakarak en iyi 10 adayı seçeceksiniz. Ama onlarla mülakat şeklinde konuşmaya karar veriyorsunuz. Çünkü projeniz için en iyi adayı istemiyorsunuz, en uygun adayı istiyorsunuz.

Başvuru sürecinde de aynı şey oluyor – tüm adaylarla mülakat olması imkânsız olduğu için kabul komitesi doğru adayı amaç mektubundaki hikâyelerden bulmak istiyor.

Ama Spesifik Olun:

Amaç mektubunuzda ne derseniz deyin, spesifik ve bir amaç için yazdığınıza emin olmalısınız. Bir şeyi sadece kabul komitesini etkileyeceğini düşündüğünüz için yazmayın. Sadece, Profesör X ile onun çalışmalarını sevdiğiniz için çalışmak istediğinizi söylemeyin. Bunun yerine, bu alanı neden sevdiğinizi, hayatınızın sonuna kadar özellik olarak bu alanda neden çalışmak istediğinizi, ne tür deneyim ve yeteneklerinizin olduğunu, deneyim ve yeteneklerinizin sizi nasıl grup için en iyi seçenek yaptığını açıkça anlatın.

Mektubunuzu sayılara dökün:

“Son yıl projemi bitirdikten sonra laboratuvarımda akıl hocası olarak çalıştım, burada bazı lisans öğrencilerine projelerini bitirmelerine yardımcı oldum.”

Akıl hocası olarak bir deneyiminiz olması harika görünse de tam bir resim vermiyor çünkü kabul komitesinin yaptığınız etkiden haberi yok. O yüzden, bu şekilde yazmayı deneyebilirsiniz:

“Lisans projemi bitirdikten sonra, kendi laboratuvarımdan son sınıf 2 öğrenciye 6 ay boyunca akıl hocası olma şansı buldum. Öncelikli olarak onlarla son sınıf projeleri için fikirlerini geliştirmek üzere çalıştım ve projelerinde donanım kontrolü içim kod yazabilsinler diye Python’da gerekli programlama yeteneklerini öğrettim.”

Yukarıdaki mektup açıkça sizin akıl hocalığı deneyiminizi aydınlatıyor, örneğin kaç öğrenciye ve ne kadar süre öğrettiniz, onlara ne öğrettiniz ve hedeflerine ulaşmalarına nasıl yardımcı oldunuz.

Bu iki mektup arasındaki farkı gördünüz mü? Sayılar ve spesifik detaylar, okuyucuya sizin hakkınızda tamamen yeni bir bakış açısı veriyor ve size olan ilgileri bir anda katlanıyor. Eğer deneyimlerinizi ve yeteneklerinizi doğru biçimde sayıya dökebilirseniz kabul komitesi sizi kesinlikle en iyi adaylar arasında görecek ve sizi finansal yardımla kabul için ciddi bir şekilde göz önünde bulunduracaktır.  

Yazınızı kişiselleştirin:

Başvuranların çoğu, amaç mektubunu bir şablon olarak yazmaya ve her okula uydurmayı tercih ediyorlar. Basitçe üniversite adını ve çalışmak istedikleri profesörün adını değiştiriyorlar, bu kadar. Hedefiniz yüksek lisans olsa da başvurduğunuz okullar felsefeleri, kültürleri, akademik ve araştırma ortamları, fakülte havuzları ve deneyimleri, araştırma tesisleri ve odakları, güçlü yönleri, marka değerleri, iş beklentileri vs. açısından oldukça farklı. Bu nedenle, eğer birden çok üniversiteye başvuruyorsanız tüm bu unsurları göz önünde bulundurmalısınız ve yazınızı buna göre kişiselleştirmelisiniz.

Havalı kelimeler sergilemeyin:

Bazı katılımcılar ayrılıklarını karartırken, havalı kelimelerle övünmeye meyilliler.

Büyük ihtimalle çoktan tarayıcınızda bu kelimelerin eş anlamlılarına bakmak ve ne demek istediğimi anlamak için yeni bir sekme açtınız. Ve eğer biraz araştırma yaparsanız bazı kelimelerin cümlenin anlamına uygun şekilde yerleştirilmediğini görürsünüz. Başvuranların çoğunda amaç mektubu yazarken ileri kelime bilgileriyle hava atma yatkınlığı var. Sadece rastgele kelimeler için havalı eş anlamlılar bulup cümleye yerleştiriyorlar. Bu yazınızı güçlendirmiyor, bunun yerine tüm yazıyı anlaşılması zor hale getiriyor. Ve eğer kullanımını bilemeden bu kelimeyi yanlış yere koyarsanız – sadece belirsiz bir cümleyle karşılaşırsınız, başka hiçbir şey değil.

Kendinizi Satın:

Amaç mektubunuz, kabul komitesine sizi şu nedenlerden işe almaları gerektiğini söyleyecek bir reklam gibi çalışmalı:

Seçtiğiniz alanda oldukça tutkulu

Kanıtlanmış akademik kaydıyla iyi niyetli bir öğrenci

İyi hazırlanmış ve her zaman yeni şeyler öğrenmeye hazır

Akademik ve araştırma iş yüküyle başa çıkabilir

Sağlam bir özgeçmişe sahip, benzer çalışma deneyimi olan

Araştırma çalışmasını yürütebilir, profesör ve akran yüksek lisans öğrencileriyle iyi ilişkiler kurabilir ve sürdürebilir

Yüksek lisans derecesini zaman içinde bitirebilir ve iyi bir dereceyle mezun olabilir.

Onlara sizi almaları için nedenler verin:

Belki akademik sonucunuz o kadar iyi değil ama lisans öğrencisiyken birçok değişik projede gönüllü oldunuz, çeşitli yarışmalarda yarıştınız, harika projeler yaptınız ve bunun gibi diğer şeyler. Sizin hakkınızda gerçek tutkunuzu yansıtacak bir şeyler olmalı. O zaman bunu bir hikâye forumuna getirin ama hiç yoktan hikâyeler yapmayın. Eğer harika hikâyeleriniz varsa bunları yazın, harika bir şeyiniz yoksa yazmayın. Normal olun ve normal hikâyeler yazın. Ortalama bir insan olmak, olmadığınız biri gibi davranmaktan daha iyidir. Kabul komitesi üyeleri gerçek adayları, yalan olanlardan sadece bir okumada ayıracak kadar deneyimli.

Kendinizi yanlış yansıtırsanız hayalinizdeki üniversiteye gitme şansınızı oldukça düşürebilirsiniz. Örneğin, bir fon ajansından birkaç milyon dolar fon almış bir bilgisayar laboratuvarına başvuruyorsunuz. Amaç mektubunuzda bilgisayar çalışmalarında çok tutkulu olduğunuzu yazdınız ama alakalı lisans derslerinin çoğunda ortalamanın altında notunuz var, bilgisayar işlerinde hiç deneyiminiz yok ve bitirme teziniz bile konudan çok farklı. O zaman nasıl bilgisayar çalışmalarına tutkunuzu geliştirmeyi nasıl başardınız? Kabul komitesinin bir üyesi amaç mektubunuzu okuduğunda her zaman alakalı kanıtları arar. O yüzden, yalan bir hikâye uydurmayın, sadece kendiniz olun ve onlara sizi almaları için gerçek nedenleri verin.

Sorunlarınıza Değinin:

Bir ya da daha fazla dönemde hep C ve D aldığınızı düşünelim – o zaman iyi bir yüksek lisans için çabalıyorsanız bu sorunlara değinmelisiniz. Belki o dönemlerde çok ciddi değildiniz, belki bazı sağlık problemleriniz ya da duygusal aksamalarınız vardı – düşük performansınız için nedenler her neyse ne olduğunu anlatmak için birkaç satır yazın. Bazı öğrenciler önceki yıllarda yüksel lisans düşünmüyor bile; belki bitirme projelerini yaparken daha ileri çalışmalar ve araştırmalar yapmayı istemişler olabilirler. Ama samimi bir açıklama yazdığınıza emin olun – her dönem sağlık sorunları ya da duygusal aksama yaşayamazsınız. Belki hiçbir zaman yüksek lisans düşünmediniz ve bu nedenle yüksek bir CGPA korumayı çok umursamadınız. Belki son yılınızdayken bir ders için bir makale yazmanız gerekti ve bu ileri eğitime devam etmek için sizi tetikledi.

Genel olarak, amaç mektubunuz şu düzende olmalı: (1) tutkulu bağlayıcı (2) geçmişimizi belirli konuya bağlayın (3) akademik yetenekleriniz ve ders çalışmalarınız hakkında spesifik detaylar (4) önceki projeleriniz ve araştırma çalışmalarınızın özeti (5) yayınlar ya da sunumlar (6) sorunlara değinme (7) Neden Profesör X ile çalışmak istediğiniz

Neden Profesör X ve neden Profesör Y değil:

Bu açıkça değinilmesi gereken kritik bir konu. Ve çoğu mezun adaylar bu soruyu tam olarak cevaplamak konusunda başarısız oluyorlar. Çoğu, bir çok yüksek lisansa başvuruyorlar ve spesifik olarak cevaplamaktansa genel bir açıklama buluyorlar.

Bahsedilen profesörün geçmiş ve şu anki araştırma çalışmaları, yayınlanmış makaleleri hakkında ödevinizi yapın ve sonrasında en çok hangi ve ne tür projede çalışmak istediğinizden bahsedin. Yeteneklerinizi ve deneyiminizi ilişkilendirin ve yüksek lisans veya master teziniz için bir fikriniz varsa bunun hakkında 2-3 satır yazın; alakalı fikirleri ifade ettiğinizden emin olun.

Okuyun, Düşünün, Düzenleyin, Kontrol Okuması Yapın, Tekrar Düşünün Ve Gönderin:

İlk taslağınızı göndermek için kesinleştirmeden önce en az 10 kere okuyun ve her seferinde değişik gün ve saatlerde okuyun. Sadece okumuş olmak için okumayın; her okuyuşunuzda düşünün ve kendinize bu soruyu tekrar tekrar sorun: “Bu anlamlı mı?” veya “Tüm cümleler iyi şekilde bağlanmış mı?” veya “Birkaç satırı ya da paragrafı tekrar yazmalı mıyım?”. Mükemmel olana kadar çalışın. Arkadaşlarınızdan yazınızı eleştirmelerini isteyin. Lisans yaptığınız kurumdan bir profesör ya da mezun ile bağlantınız varsa tavsiye için onlara danışın. Profesörler kariyerleri boyunca binlerce amaç mektubu görmüştür bu yüzden amaç mektubunun önemli elementlerini biliyorlardır ve kesinlikle sizin mektubunuzdaki eksik noktaları kolayca bulabilirler. Yüksek lisansa devam eden ya da önceki yıllarda mezun olmuş herhangi bir mezun yazınızı gözden geçirmenize yardımcı olabilir.

Bunu bir son dakika işi olarak yapmayın:

Çoğu başvuranın mektubu yumurta kapıya dayanmışken yazmaya başlama eğilimi var ve büyük ihtimalle bunu son başvuru tarihinden bir ya da iki gün önce bitiriyorlar. Amaç mektubu yazmaya en az 8-10 haftanızı ayırmalısınız. Düşünmek, yazmak, düzenlemek, geri dönüt almak ve tekrar yazmak için yeterli vaktiniz olur.

Eğer bu şekilde yapmazsanız, büyük ihtimalle hayalinizdeki okula girmenize yardım etmeyecek tamamlanmamış ya da ortalama bir amaç mektubu elde edersiniz.


POPÜLER MAKALELER

bimilim