8 Adımda Risk Almaya Nasıl Başlarsın?

Yazar: Toptalent

İş hayatında başarılı olmanın yolları arasında risk almanın önemini mutlaka duymuş ya da deneyimlemişsinizdir.  Aslında risk almanın önemi, sadece iş hayatı değil tüm hayatınız için geçerli. Konfor alanınızın dışına çıktığınızda karşılaştığınız belirsizlik ortamı, kısa vadede stres yaratabilir. Bazen gözünüzde büyüttüğünüz süreçler, hiç de beklendiği gibi sancılı geçmeyebilir. Alıştığınız düzeni koruyarak risk almaktan kaçınmak, günümüzün değişen dijital koşullarında neredeyse imkansız hale gelebiliyor.

İşin özü, bir kere risk denizine atladığınızda nasıl olsa yüzebilmenizdir. Burada bahsi geçen konu ise olur olmaz riskler peşinden koşmaktan ziyade sizi bir sonraki hamlenize götürecek bilmediğiniz bir alanı deneyimlemektir.

İş dünyasına yön veren liderlerin en önemli özellikleri arasında risk almak yer alıyor. Başarıya giden yolda konfor alanınızdan çıkmak ve yeni deneyimler elde etmek, oldukça önemli. Peki iş hayatında risk almak için nereden başlamalısınız?

İş hayatında risk alan insanların başarı öyküleri ile sıklıkla karşılaşıyoruz. Bir anda çalıştığı işi bırakıp tutkuyla yapacağı işlere atılanlar, kendilerini adayabilecekleri işleri deneyimleyen kişiler ve işinde başarılı insanlar… Peki bu kadar cesaret isteyen bir atılımı yapmak, hayatınızı tamamen değiştirmek ve alışkanlıklarınızı terk etmek, içinde hangi ihtimalleri barındırıyor?

1. Konfor alanınızdan en son ne zaman çıktınız?

Risksiz bir hayatın yaşanmamış bir hayat olduğunu varsayarsak, konfor alanınızdan en son çıktığınız zamanı bir hatırlayın. Peki en son ne zaman çıktınız? Size ne kazandırdı, ne kaybettirdi? Aslında bunu düşündüğümüzde bile yaşadığımız pek çok deneyim akla gelebiliyor. Bunun yanında 10 bin yıl önce insanların avcı – toplayıcı atalarının yemek için yırtıcılar ile nasıl bir risk içine girdiğini hatırlatan çalışma, neden risk almamız gerektiği konusunda köklerimizi hatırlatıyor ve artırıyor; risk nasıl alınır?

2. Mış Gibi Yapmak

Başarılı olana kadar başarılıymış gibi davranın ve bunu hissedin. Aslına bakarsanız öyleymiş gibi yapın. Olmayan bir şeyi benimsemek gibi olumsuz anlamdaki kullanımı yerine pozitif yönü ile değerlendirin. Yolculuğu bu duygular eşliğinde yaşadığınızı düşünerek kendi kendinizi eleştirmek yerine negatif duygulardan uzaklaşıp pozitif duygular ile beslenmenizi öneriyoruz.

Olumlu açıdan varmak istediğiniz noktada yaşayacağınız hisleri şimdiki zamanda yaşadığınızı hissedebilirsiniz. Örneğin işinizde başarılı olmak istiyorsanız, başarılıymış gibi hissederek o anki duygular eşliğinde nereye kadar çıkabileceğinizi gözlemleyebilirsiniz.

3. Felaket senaryoları üretmemek 

Risk alırken her zaman her şeyin en kötüsünü beklemek, bir savunma psikolojisi olarak gözlemlenebilir. En kötüsünü beklemek, sonuç hayal kırıklığı olduğunda kuşkusuz kişiyi haklı çıkaracaktır. Kuşkusuz bu durum, kurban psikolojisinde haklı çıkmanın bünyeye verdiği o dramdan beslenmekten başka da bir işe yaramıyor. Tabii ki olası senaryoları göz önünde bulundurabilirsiniz ama işler ters gittiğinde umutsuzluğa kapılmak yerine soruna objektif olarak yaklaşmayı ve pratik bir çözüm üretmeyi deneyebilirsiniz.

Risk aldığınızda doğal olarak beklenmedik sürprizler ile karşılaşacaksınız; önemli olan bununla nasıl başa çıkacağınız ve hangi yöntemi izleyeceğiniz… Karamsar olmanın kolay olduğunu, buna karşın iş hayatında pratik çözümler üretmenin ne kadar hayat kurtarıcı olduğunu da unutmayın.

4. Kendi hedeflerini belirlemek 

Gündelik hayatın kendisinin risk olduğuna dikkat çeken infografik çalışmasında, her gün kendinize bir amaç belirlemeniz ve o gün içerisinde bunu deneyimlediğinizde kendinizi ödüllendirmeniz de öneriliyor.

5. Batmayı denemek ya da yüzmek, işte bütün mesele bu… 

Ne yapmanız gerektiği ile ilgili debelenerek zaman kaybetmek yerine sadece yapmanızı öneren çalışmada, başarılı veya başarısız olsanız da risklerin korktuğunuz kadar büyük olmadığını fark edeceğiniz aktarılıyor. Kullandığınız yeni teknolojileri ele alalım. Dışarıdan baktığınızda karmaşık bir sürece adım atıyor olsanız da bir kere o denize atladınız mı yüzüyorsunuz ve bunu nasıl yaptığınızı fark etmeden otomatikleşiyorsunuz.

6. Risk altüst olduğunda…

Diyelim ki bir iş başvurusu yaptınız ve reddedildiniz. İşte o zaman “şansınızı deneyin, olmazsa yolunuza devam edin”. Samuel Beckett’ın ünlü sözünü ele alalım; “try again, fail again, fail better” yani “yine dene, yine başarısız ol, daha iyi başarısız ol”.

Fırsatlar size altın tepside sunulursa daha önce karşılaşmadığınız bir durum karşısında nasıl davranabileceğinizi bilemeyebilirsiniz. Ancak çok güzel yenilgiler, her şeyin sonu değil her şeyin başlangıcı olabilir ve tadından yenmeyebilir.

7. Pozitif başarısızlığı öğrenmek

Çalışmada paradoks gibi gözükse de başarısız olmanın başarının anahtarı olduğu aktarılıyor. Hatalarınız risk almanızı engellemesin, ders almanızı sağlasın.

8. Sıra dışı bir şey yapın

Hep korktuğunuz ve yanına yaklaşamadığınız riskleri düşünün. İş hayatında sıra dışı örnekleri de deneyimleyebileceğiniz pek çok alan var. Tabii Richard Branson gibi gökdelenden atlamayın. O sıra dışı olmanın kitabını yazmış durumda…

Sizi zorlayacak aktiviteleri seçmeniz; limitlerinizi aşabilmenizi sağlayan, beyninizi ve özgüveninizi geliştiren bir başka adım. Bunun yanı sıra risk alırken yalnız olmadığınızı bilmeniz önemli. İş arkadaşlarınızdan, ailenizden veya dostlarınızdan alacağınız desteğin gücünü yadsımayın.

İşinizde risk almanın yolları saymakla bitmiyor. Risk almamak veya konfor alanınızın dayanılmaz hafifliği içerisinde kalmak, şu an bulunduğunuz noktadan geleceğinizde istediğiniz size gitmeniz için pek fırsat tanımıyor. İş hayatı için risk almak konusunda ise akla ilk olarak Star Trek’ten Kaptan Kirk özlü sözü “risk is our business | risk bizim işimiz”geliyor.  Klişe tabir ile “risk nedir” diye sorulursa da “risk denemektir” diyebiliriz. Yine klişe ama etkili bir çözüm sözü der ki; denemeden bilemezsiniz.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim