Başarılı Bir Yönetici Nasıl Olunur?

Yazar: Webtures Dijital Ajans

Türkiye’nin en iyi SEO ajansı Webtures’in sahibi olan Kaan Gülten’in kendi deneyimlerinden yola çıkarak başarısının sırrını açıkladığı bu güzel yazıyı sizlerle paylaşmak istedik. Eminiz ki bu yazıdan kariyerinizi ve kişisel gelişiminizi olumlu yönde etkileyebilecek birçok önemli bilgiye sahip olacaksınız.

internet-girisimciliginde-basarili-olmanin-sirlari-kaan-gulten

İşte Kaan Gülten’in başarılı bir yönetici olmanın sırlarını anlattığı o yazısı:

Öncelikle yöneticiler çalışanlarını; kendisine hizmet eden değil aynı amaca hareket eden, aynı başarı için mücadele eden yol arkadaşları olarak görmelidirler. Aksi takdirde yöneticide bencillik ve ego baş göstermeye başlar.

Mutlu yaşamak ve mutlu çalışmak ile ilgili yüzlerce söz söylenmiştir. “Parayla satın alamayacağınız tek şeydir” denmiştir.“Sevdiğin işi yaparsan ömrün boyunca çalışmamışsın demektir” diyor Konfüçyus. Bizim için de en değerli şey budur. Mutlu olmak ve mutlu çalışmak. Biz ay sonunda ne kadar kazandık diye değil, ne kadar mutlu çalıştık ve ne kadar başarılı olduk diye bakıyoruz. Dolayısıyla kendimizi hiçbir zaman ticari daha fazla bir beklenti için baskı altına, stres altına almıyoruz. İşte bu sayede yorulmuyoruz, daha iyi konsantre oluyoruz, daha fazla düşünüyor ve daha başarılı işler ortaya koyabiliyoruz.

Çalışanların başkasına hizmet ettiği algısı yerine kendi işinde çalışma rahatlığında olması daha mutlu olması için en temel konudur. Bu sebeple yöneticinin kesinlikle egolarını bir kenara bırakması gerekir. Kendisini ekibin bir üyesi gibi görmeli, talimat değil fikir vermelidir. Çevremizden gelen birkaç yorumu duyunca açıkçası eski yöneticilik anlayışına göre nasıl da farklı bir yol izlediğimizi bir kez daha değerlendirme fırsatım oldu. Yorumlar genel olarak şöyleydi, “şirkette yönetici yok gibi“ 🙂 Öncelikle şunları düşünmek lazım, ekibiniz mutlu değilse onlara ne kadar maaş verirseniz verin, ne ayrıcalıklar tanırsanız tanıyın, siz sadece bir durak görevi görürsünüz. Daima bir çıkış yolu arayışı içerisinde olurlar. Çünkü mutluluk ve huzur, parayla veya başka hiçbir ayrıcalıkla satın alınamaz. Dolayısıyla hem yöneticilerin hem de çalışanların işten daha fazla keyif alması için ihtiyaç duyulduğu an paylaşımcı, duyulmadığı an özgürlükçü çalışma modelinin uygulanıyor olması gereklidir.

Şirket geçmişimiz boyunca cazip tekliflerle aramızdan ayrılan birçok arkadaşımızın tekrar dönmek istemesi, onlar adına üzüntü duymakla birlikte gidişatımızın doğruluğunu gösterdiği için kendi adımıza da sevindiğimiz gelişmeler olmuştur.

Yöneticilere tavsiyem, patron değil ekip arkadaşı olun. Emretmeyin öneriler sunun ve önerilerinizin mantıklı olduğuna ekibinizi ikna edin. Çalışanlarınızın önerilerine kulak verin, eğer kayda değer önerilerse mutlaka öyle olduğunu belirtin ve uygulamaya çalışın. Başarıya ulaşırsanız bu fikrin sahibini ön plana çıkararak bu başarıyı kutlayın. Yöneticilerin önerileri ve planları hakkında herkesin eleştiri yapma ve tavsiyede bulunmasının önünü açın. Yöneticinin dahi önerilerinde bir hata varsa veya daha iyi yapılabilecek bir tarafı varsa bunlar belirtilmelidir. Çünkü burada egodan ziyade yaptığınız işin başarılı olması çok daha önemlidir. Yönetici eğer bu bilince sahip olursa tüm ekip, konumu ve yetkisi ne olursa olsun bu yaklaşımla hareket etmeye başlamaktadır. Bu sebeple ekibimizde arkadaşının bir hatasını söylemesine kimse alınganlık göstermemektedir, çünkü ortak bir başarı için uğraştığımızdan buna katkı sağlayacak her önerinin kendisine ve yaptığı işe katkı sağladığını çok iyi bilmektedir.

Özellikle bilgi ve deneyimin daha yoğunlukta kullanıldığı sektörlerde mutlu olmak çok daha fazla önem kazanıyor. İşte bu sebeple “Google ofisleri” gibi bir kavram ortaya çıkmıştır. Çalışanların şirket içinde kendine zaman ayırabilmesi, eğlenceli vakit geçirebilmesi daha üretken olmasıyla eş değerdir. Bu sebeple daha genel olarak pazartesi sendromunu ortadan kaldırabilmek adına atacağınız her adım, ekibin şirkete bağlılığını ve çalışma saatlerindeki verimliliğini de o kadar arttırmış olacaktır. Bir çalışanımızın instagram hesabında Webtures’ın kapısında fotoğrafını çekip “Keyifli bir pazartesi beni bekliyor” yazıp paylaşması en mutlu olduğum anlardan bir tanesidir. Yok zam istemiyordu beni etiketlememişti neticede tesadüfen gördüm 🙂

Her çalışana kendinden bir şeyler katması, fikir ortaya koyması üretmesi için fırsat vermelisiniz. Kendi girişiminiz olursa yapardım diyebileceği ne varsa bunu önermesinin yollarını açın ve ufak bir ışık görseniz bile buna gereken yatırımı yapmalısınız. Sonucunda bu maliyet çöpe gitmiş de olsa, bunu denemekten elde ettiğiniz tecrübe bu maliyetten daha değerlidir. Bu sebeple tüm ekibimizin bireysel olarak şahane bir kariyer yapması veya kendi girişimlerini gerçekleştirme noktasında başarıya ne kadar ulaşabileceklerini görmesi için, bu denemelerle kendi kabiliyetlerini daha iyi ölçebileceklerini düşünüyoruz.

“Bir şirketin en değerli sermayesi ekibidir.” Kaan Gülten (Webtures CEO)


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim