İnsan İlişkilerinde Daha Etkili Olmanın 5 Yolu

Yazar: Rabia Torun

İşinde ne kadar harika olduğunun hiçbir önemi yok. Eğer insanlarla iyi bir iletişim kuramıyorsan, hiçbir yere varamazsın.

Dünyayı döndüren şey, ilişkilerdir. Diğer insanların geri bildirimleri olmadan, yalnızca kendi zihinsel bilgi dağarcığınla ya da kendi deneyimlerinle kısıtlanmak daha kolaydır.

Duygularını yönetmenin önemli olduğunu söylemek aslında hafif kalır. En son ne zaman kızgın, yıpratıcı, sözünü esirgemeyen bir insanla yaptığın konuşmadan dolayı motive oldun? Hiç sanmıyorum.

Eğer etki  alanını genişletmek istiyorsan, insanlarla nasıl çalışman gerektiğini mutlaka öğrenmelisin. İşte insan ilişkilerinde daha etkili olmak için, kendini nasıl bir sosyal kelebek yapacağını gösteren 5 ipucu:

1.“Kendinle” başla.

Birçok insan sempati ve empati arasındaki farkı karıştırır. Sempati, başka bir insan için bir şeyler hissetmektir. Empati ise bir başkasını yargılamadan onun perspektifinden, onun açısından olaya bakabilmektir. Sempati yaptığın durumlar senden kaynaklanır; “Bunu duyduğum için üzüldüm.” ya da “ İçtenlikle özür dilerim.” gibi. Alternatif olarak empati oluşturduğun durumlar başka bir insana aittir, örneğin; “Çok gurur duymalısın!” Eğer sen de ilişkilerini yoluna koymak istiyorsan, empati yapmayı denemelisin.

2. Robotik cevaplardan kaçın.

Robotik soru-cevap sıralamasını izlemekten ziyade (“Nasılsın?”, “İyiyim, sen nasılsın?” gibi) gerçekten nasıl hissettiğini söylemeyi denemelisin. Cevabını kişiselleştir. Birisi sana nasıl olduğunu sorduktan sonra, “Aslında, daha iyi günlerim olmuştu. Dün gece çok fazla para harcadım ve boş bir cüzdan ve akşamdan kalmışlık dışında bunu kanıtlayan hiçbir şeyim yok ve bu sabah ayakkabılarımı ters giymişim” gibi bir cevap verebilirsin.

Buradan sonra konuşmanın daha fazla devam edeceğini düşünüyorsun, değil mi? Muhtemelen.

3. Konuşma, sor.

İnsanlar en çok hangi konu hakkında konuşmaktan hoşlanırlar? Tabii ki, kendileri hakkında. Yani ne kadar başkasına ilgi gösterirsen, o kişi de seni o kadar ilginç bulur. Birisi sana tüm gerçek nezaketini gösterdiğinde, arkanı dönüp uzaklaşmazsın (ya da belki yapıyorsundur  ve bu da neden çalışanının sana bu makaleyi attığının sebebidir).

4. Sessiz ol ve sadece dinle.

En çok şikayet ettiğin konu, bir konuşmadayken, ben (ya da bir başkası) konuşmamı bitirmeden, diğer insanın kafasının içinde çarkların dönmeye başladığını fark etmektir. Bu durum kişinin dinlemediğini ama nasıl cevaplaması gerektiğini düşündüğünün göstergesidir aslında. Böyle olduğunda, eğer diğer kişi araya girecekse, konuşmamı yavaşlatmayı seviyorum.

İşte şimdi bu nokta hazır olman ve bir sonraki tartışmanda duyarlı olmanın tam zamanı.

5. Tonlamanın farkına var.

Eğer ses tonunun ve ayarının önemli olduğunu düşünmüyorsan, işte şimdi şu iki durum arasındaki farkı söylemeyi denemelisin: “ Senin bunu becerdiğine inanamıyorum!” “Bunu senin becerdiğine inanamıyorum.” Farkı gördün mü? İkisi de aynı ifade ama bir önceki daha övülmeye değer, halbuki ikincisi daha çok tenezzül etme anlamı taşıyor.

Bir sonraki karşılaşmanda bunları uygula ve sosyal kelebekliğinin nasıl da yükseklerde uçtuğunu izle.


bimilim