İş Arama Sürecinin Zamanını Ve Enerjini Tüketmesini Nasıl Durdurabilirsin?

Yazar: Beyza Nur Bayrak

Tam zamanlı bir işin varsa fakat yeni bir şey arıyorsan, bu 3 ipucu daha verimli iş aramana yardımcı olabilir.

İş arama önerileri almak istiyorsan, Google’a bakıp orada her gün uygulanması gereken birçok makale ve podcast paylaşımları bulabilirsin. Bunlardan bazıları her rol için kapsamlı bir “değer doğrulama” projesi oluşturmayı önerir. Diğerleri sana teklif alana kadar haftada 100 kişiye ulaşmanı söyler. Çoğu insan için bu yoğun iş arama süreci söz konusu değildir. Çünkü birçok insan iş bulmak için zaman ayırma lüksüne sahip değildir.

Bu nedenle, genel inanışa rağmen iş aramak her akşam işten sonra spor salonuna gitmek gibi değildir. Zor değil ama faydalı; sadece yapması güç. Ya yanıt alıyor ve görüşme planlaması yapıyorsun ya da hiçbiri gerçekleşmiyor. İlerleme kaydetmiş gibi hissetmeden aylarca uğraşabilir ve aylarını alan bu iş seni bitirebilir.

Doğru rolü bulmak için haftada 80 saat çalışmak zorunda değilsin. Sadece analitik ve düşünceli olmalısın.

İş arama sürecinin tam zamanlı bir iş gibi hissettirmesini önlemek için 3 ipucu:

1. En çok sonuç alan şeye öncelik vererek zamanı optimize etmeye çalış.

İş ararken en verimli yöntemi bulmaya ve tutarlı bir şekilde kendini uygulamaya odaklamak istersin.

Yeni başlayanlar için işe alım verilerine bakarsan şirketlerin en fazla işe alımı içerden verilen referanslar ile yaptığını görebilirsin. Aslında şirketlerin büyük çoğunluğu iş ilanları aracılığıyla başvuruda bulunanlardan önce referans gösterilen yeteneklere öncelik vermektedir. Bunun da ötesinde, bu şirketler genellikle şirketler işe alımda, referans veren çalışanlara, onları teşvik edici bir miktar sunarlar. İş ilanlarını bakarak saatler harcamak yerine içerden verilen isimleri korumaya odaklanmaya başla.

İçerden yapılan yönlendirme daha zaman alıcı bir süreçtir çünkü birinden yardım istemeden önce bir ilişki kurmayı gerektirir. Ancak bir şirkette bu yönde yapılan bir teşvik varsa, mevcut çalışanın seninle tanışma şansı artar. İyi bir uyum sağlayabileceğine inanırlarsa seni bir işe alım yöneticisine yönlendirmeleri olasıdır. Bu yüzden iş ağı oluşturmaya öncelik vermek ve referans yönteminin gücünü kabul etmek, iş ararken zamanı mükemmel bir şekilde kullanmanın yoludur.

2. Zamanını iş arama sürecinin en önemli yapı taşı olan ''bağlantı kurmak'' için harca.

Diyelim ki her akşam iş arıyor ve 100 başvuru yapıyorsun. Kendini iyi hissediyor ve bu hisle gelen kutusundaki yanıtları görmek sadece bir zaman meselesi gibi görünüyor. Gerçekte aramanı en yüksek dönüt almak için optimize etmiyorsun. Bunun nedeni, minimum zaman yatırımı ile geniş erişim sağlayan siteler olan iş ilanlarının kişisel ve verimli olmamasıdır. Sadece bir özgeçmiş yükleyip “başvur” a tıklamaya başlıyorsun. Diğer tarafta işe alım profesyoneli ile hiçbir bağlantın yok.

Bir pozisyon aramak için harcadığın toplam süreyi azaltmak istiyorsan, iş ilanlarında geçirdiğin zamanı kısaltman ve bunun yerine iş ağına katılman gerekir. İş ağı oluşturma, gerekli araştırma ve iletişim nedeniyle doğal olarak daha uzun sürer ancak yatırım getirisi bir iş ilanından çok daha yüksektir.

Şöyle düşün: 10 kişiye ulaşırsan ve 1 kişi yanıt verirse, bu %10’luk bir dönüşüm oranıdır. 100 başvuru gönderirsen ve 1 şirket yanıt verirse bu %1’lik bir dönüşüm oranıdır. Şimdi içerden yapılan referansların astronomik olarak işe alınma şansının daha yüksek olduğunu unutma.

İş ağı üzerinde zaman harcaman yalnız yanıt alma olasılığını arttırmakla kalmaz, aynı zamanda yanıtın bir işe yol açma ihtimalini de arttırır. İş aramaya analitik olarak bakmaya başladığında daha verimli ve etkili olursun; bu da bir işi daha hızlı almana yardımcı olur.

3. Zamanını boşa harcamana neden olan herhangi bir şeyi geriye it.

İş görüşmesi yapmak, özellikle ikinci veya üçüncü bir iş görüşmesi, iş ararken inanılmaz bir duygudur. Sorun çok az şirketin görüşme sürecini adayın zamanını dikkate almak için optimize etmesidir. Şirketler çoğu kez tüm gün mülakatlar yapacak ve adayların iş için doğru olduğundan emin olmak için birden fazla aday veya ekiple bir araya gelecektir. Bu, bir adayın şirketi tanıması için harika bir yol olsa da son derece zaman alır. 

Bir aday olarak, iş görüşmesi maratonu için 1 gün işten izin almaya değip değmeyeceğine karar vermelisin. Bunun senin için doğru bir fırsat olup olmadığını kendine samimi bir şekilde sormalısın. Şirketin bu iş görüşmesinden sonra bir karar vereceğine ikna olmadıysan, işe alım profesyoneli ile 15 dakikalık bir görüşmek istemen tamamen normal bir şeydir.

Onlara tam zamanlı çalıştığını ve tüm gün izin alman gerektiğini söyle. Ardından iş görüşme süreci hakkında sorularını sor ve kiminle konuşabileceğini, sonraki adımların ne olduğunu ve şirketin bu görüşme için niyetinin ne olduğunu anladığından emin ol. Görüşme hakkında iyi hissediyorsan, hasta bir günü ya da kişisel izin gününü feda etmen gerekebilir. Eğer iyi hissetmiyorsan, 15 dakikalık bir telefon görüşmesi ile kendini 1 gün kurtarmış olursun. 

Bu, iş avına kasıtlı ve düşünceli bir mercekle bakmanın gücüdür. Olaya analitik olarak yaklaştığın an, zamanını geri aldığın ve iş arama sürecinin kontrolünü ele geçirdiğin andır.


Mülakat Simülasyonu ile mülakat sorularına nasıl cevaplar vermen gerektiğini ücretsiz test et ve öğren. 
İnsan kaynakları profesyonellerinin en sık sorduğu mülakat soruları ve cevapları hakkında bilgi sahibi ol.
Daha önce hiç bir iş görüşmesine gitmedin ya da bu konuda çok az deneyimlisin. O zaman mülakat tekniklerini öğrenebileceğin “Mülakat Simülasyonu” tam sana göre! Hemen başla! 

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER