Özgeçmişine Eklemeden Önce Düşünmen Gereken 3 Şey

Yazar: Sinem Karaahmetoğlu

Daha önce istediğin pozisyonun iş tanımına baktığında gerekli becerilerin bir listesini görmüştür. Hiçbirinin zor şeyler olmadığını ve gerektiği durumda bu becerileri başarıyla kullanabileceğini düşünmüşsündür.

Dolayısıyla bu becerileri özgeçmişine de eklemenin doğru olacağına karar vermiş ve üzerinde tekrar düşünmeden eklemişsindir. Ne de olsa yapabileceğinden kuşkunuz yok.

Ancak burada yanılıyorsun. Temel becerilerin listelenme sebebi; senin dikkatini çekmek değildir. Aksine onların sandığın gibi çok da basit beceriler olmamasıdır.

Aşağıdaki üç örnekte de görebileceğin gibi sen bu becerileri özgeçmişine dahil ettiğinde şirketlerin senin düşündüğünden çok daha farklı fikirleri oluyor.

1. Microsoft Office

Bu özellik bazen, “Microsoft Office kullanmada yetkin” ya da “ Microsoft Word, Excel ve PowerPoint’i akıcı bir şekilde kullanmak” olarak da listelenebilir. Bu özellikleri özgeçmişini oluşturduğunda eklemiş olabilirsin ve oradan kaldırmaya da niyetin olmayabilir.

Bunu yazarken şu anlama geldiğini düşünüyorsun;

Bir Word dosyası yazabiliyorsun, Excel’e satır ekleyebiliyor ve PowerPoint’te sıkıcı bir slayt sunumuna eğlenceli animasyonlar ekleyebiliyorsun. Bunlara tabi ki hakimsin.

Ancak şirketler şöyle düşünüyor;

Mail dosyalarını birleştirebiliyor, Excel’de formüller oluşturabiliyor ve Outlook’ta zaman kazandıran, verimliliği arttıran “kurallar” oluşturabiliyor. Bunların yanında, adını bile duymadığın karmaşık manevralar yapabiliyorsun. Sen bunları özgeçmişine eklediğinde şirketler tam da bunları yapabildiğini varsayıyor.

2016 yılında özellikle teknolojideki ilerleme, çevrimiçi yönetim sistemleri ve e-postanın her yerden ulaşılabilir doğası göz önünde bulundurulduğuna temel bilgisayar becerileri bir endüstrinin standardı haline geldi.

Teknolojinin patladığı ilk zamanlarda Excel’i basitçe kullanabilen bir kişi bile ortalamanın üstündeydi. Ancak günümüzde Microsoft Office uygulamalarını kullanmayı bilmek, araç çubuğunu yönlendirebilmenin ötesinde beceriye sahip olduğun beklentisini veriyor.

Gerçekten nasıl öğrenebilirsin;

Şirketler pozisyona ve sektöre bağlı olmakla birlikte Pivot tabloları, VLOOKUP’ları ve makroları kullanarak bu becerileri bir sonraki seviyeye taşıyacak insanlar arıyorlar. Eğer bu duyduklarından endişe ettiysen, kısa süreli kurslara katılarak becerilerini geliştirebilir veya boş vakitlerinde bunları dilediğin gibi deneyerek kendini geliştirebilirsin.

2. Sosyal medya kullanımı

Aynı şekilde “Sosyal Medya satış yerleri”, “Sosyal Medyada Pazarlama” gibi başlıklar altında da görebilirsin. Bu tanımların herhangi bir çevrimiçi hesaba sahip olan (veya olmayan) herkeste bir tane olması gerektiğine inanıyorsun.

Bunu yazarken şu anlama geldiğini düşünüyorsun;

Facebook ve Instagram hesabım var. Twitter ve Snapchat kullanmayı da biliyorum. Yani trendlere hakimim.

Ancak şirketler şöyle düşünüyor;

Birden fazla sosyal medya hesabını yönetebiliyor, her biri için ayrı birer marka fikri oluşturabiliyor, verileri okuyup analiz edebiliyor ve paralı pazarlama kampanyalarını yürütebiliyor.

Günümüzde sosyal medya yönetimi kendi kariyer alanında saygı gören bir meslektir. Bu yüzden gerçek bir deneyimin yoksa özgeçmişine eklememelisin.

Kişisel markanı ve ağını oluşturmak için tüm popüler platformları kullandığını not etmekte bir sakınca yok. Fakat şirketlerin senin esprili “tweet atma” yeteneğinden etkileneceğini de düşünmeyin.

Gerçekten nasıl öğrenebilirsin;

Mantıksal analiz hakkında daha çok şey öğrenerek ve içerik pazarlamayla ilgili daha fazla okuyarak sosyal medya becerilerini genişletebilirsin.

3. Yabancı dil

Barselona’da okumuş ve buradayken İspanyolca konuşmayı öğrenmiş olabilirsin. Ancak şuan hiç kullanmıyorsun ve en iyi durumda bile paslanmış haldesin. Yine de özgeçmişine eklemeye değer olduğunu düşünebilirsin.

Bunu yazarken şu anlama geldiğini düşünüyorsun;

Başka bir dil daha biliyorsun! Kendini tam olarak iki dil bilen biri olarak tanımlayamıyorsun ama başvurduğun şirket özgeçmişinde İspanyolca'yı görecek ve bundan çok etkilenecek.

Ancak şirketler şöyle düşünüyor;

Bu dili akıcı olarak konuşuyor. Dil seviyesi “ Merhaba, nasılsın, benim ismim...” seviyesinden çok daha ileri bir seviyede. Gerektiği durumda bütün konuşmayı ikinci diliyle gerçekleştirebilir. Aynı zamanda rapor ve e-posta yazabilir.

Gerçekten nasıl öğrenebilirsin;

Dil öğrenmenin kolay bir yolu yoktur. Özgeçmişine ikinci bir dilde yetkin olduğunu eklemek istiyorsan, yazma ve konuşma becerilerine güvenmen gerekiyor. Basit fiil çekimlerini bilmek ve o dile ait birkaç kelime hatırlıyor olmak yeterli değildir.

Ders al. Sonra internetteki kurslara kaydol veya eğitici dil araçlarına başvur. O dilde rüya görmeye başlayana kadar o dili özgeçmişine eklemeyi düşünme bile!

Sadece orada olması gerektiğine inandığın için bir şeyleri eklemenin bir anlamı yoktur. Konu istediğin pozisyon için kendini en iyi aday olarak göstermeye geldiğinde özgeçmişine yalnızca arkasında durabildiğin becerilerini ekle. Çünkü mülakat aşamasını geçsen bile emin olmadığın becerilerini kullanman gereken bir zaman gelecektir. O zaman geldiğindeyse açıklaman gereken çok şey olacaktır.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim