Popüler ve Kişisel Bir Markaya Sahip Olmak İçin 6 Kural

Yazar: Aslıhan Aksoy

'Çoğu girişimci şirket kurmaya çalışmadan önce, marka sahibi olmak veya influencer olmak adına çok fazla çaba gösteriyorlar. Ancak işin temelinde, büyük bir takipçi kitlesine ulaştığınızda, kârlı bir şirkete de sahip olmak yatıyor, aynı zamanda sağlam bir iş modeline de. Kardashian tutkunu bir dünyada kaybolmak istemiyorsanız, sponsorluk almanın, bir e-posta listesi oluşturmanın ve mümkün olan en kısa zamanda nakit çekmenin bir yolunu bulun. YouTube komedi kanalınızla kâr etmek istiyorsanız, kullanıcıların sizden bonus içerik satın alabildiklerinden emin olun. Onlara yalnızca ücretsiz bir şeyler vermeyin. Takipçilerinize inanılmaz bir değer sunduğunuzdan emin olun.’ 
StopDoingNothing.com'un ve Focus Digital Marketing Ajansı'nın kurucusu Patrick Allmond, kişisel markamızı doğru bir şekilde kurmayı bu şekilde ifade ediyor. Şimdi onun derlediği 6 ipucu ile kârlı ve popüler bir markaya sahip olmanın adımlarını atalım.
Işte Allmond'dan 6 ipucu:

1. Ses Çıkarın ve İnatçı Olun

Bazı insanlar çok tweet atmıyor veya öyle çok video filan da çekmiyor. Ama yine de insanlar ona ne diyecek ne söyleyecek diye dikkat kesiliyorlar. Çünkü bu tarz insanlar yüksek sesle konuşuyor, düşüncelerinin arkasında duruyor, fikirlerinde inatçı oluyorlar. Yüksek sesle konuşan birinin her söylediğini sevmeyebilirsiniz ama dinlemeden de edemezsiniz, başka şansınız yoktur. Sizin onu sevip sevmediğinize bakmadan sizi tartışmaya, konuşmaya davet eder. 

2. Öğretin

Bir şeyi öğrenmenin en iyi yolu onu bir başkasına öğretmektir, kendimizi geliştirip yükseltmenin yolu da aynı şekilde. Etrafınızdakilere bildiğiniz her şeyi öğretin. Sırlarınızı, ipuçlarınızı öğretin. Ne yaptığınızı ve nasıl yaptığınızı adım adım anlatın ve bu adımları onların da atmasını sağlayın. Başarılarınız kadar başarısız olduğunuz şeyleri de duyurun, anlatın. Hayatınızda çıkardığınız her dersi iyi bir tavsiye olarak kullanın. 
Unutmayın: Alanında uzman biri de olsa kimse sessiz birini dinlemez. 

3. Kuralları Yıkın

Üretkenliğin, zamanı iyi kullanmakla kesinlikle bir ilgisi var. Üretken insanlar sınırları aşabilmek için, kitlesine ulaşabilmek için kurallarla vakit kaybetmiyor. Doğru mu yapıyorum, ya yanlışsa, aman hata olmasın diye düşünecek vakitleri yok. Başkalarının oluşturduğu kurallarla ilgilenmiyorlar. Biliyor musunuz yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri bir başkasının kural listesine bakmak ve onu kendi markanıza uyarlamak. Bir insan öteki ile aynı değildir veya iki şirket birbirinden farklıdır. Bu yüzden misyonunuzun ve hedeflerinizin ne olduğunu belirleyin ve sonrasında bu yolda kendi kurallarınızı oluşturun.

4. Utanmayın

Bazen insanlar bildiklerini paylaşmaktan çekinirler. Çünkü kendini beğenmiş veya kibirli görünmek istemezler. Özellikle tartışmalı bir konu üzerinde durmayı tercih etmezler. Ancak ilk maddelerde de bahsettiğim gibi sessiz veya düşüncesinin arkasında durmayan birini kimse dinlemez. Uzmanı olduğunuz konu üzerinde çekinmeden konuşmazsanız, herkes kafasını bunu yapabilen birine çevirir. 

Allmond, uzun zaman önce utanmayı bıraktığını söylüyor. İlla ki aptal duruma düşeceğim zamanlar olacak, hatalar yapacağım ama eğer alanımda uzman olmam söz konusu ise, bir köşeye sinmektense duvara toslamayı tercih ederim, diyor. 

5. Para Kazanın

Eğer büyük bir takipçi kitlesine sahip olmak, her zaman para kazanmaya eşdeğer olsaydı dünya anlık milyonerlerle dolu bir yer olurdu, öyle değil mi? Bu, kesinlikle 80/20 kuralının geçerli olduğu bir iş alanı. Hayatımızın çoğunda aslında bu Pareto Ilkesine rastlıyoruz, yani sonuçların %80'inin eylemlerin %20'sini oluşturduğuna.

Bizim konumuzda da bu ilke şu şekilde geçerli: online gelen paranın %80'i insanların %20'si sayesinde sağlanır. Şimdi o zaman, gelir akışını nasıl sağlarız? 10.000 Youtube abonesi kazanıp bunu nasıl para yağmuruna dönüştürebiliriz? Aslında bütün mesele doğru %20'yi bulabilmektedir. 

Abonelerinizi e-mail listenize çekin. Sonra onlara satın alabilecekleri bir şeyler verin. Düşük bütçeye sahip kitle için ucuz, sizi seven insanlar için pahalı bir şeyler üretin ve takipçi kitleniz büyümeye başladığı anda hayatlarını daha iyi hale getirecek ürünler geliştirin. Onlara satın alabilecekleri, size de para kazandırabilecek bir şeyler üretin.

6. Kendi Platformunuzu Oluşturun

Allmond, vereceği en önemli internet tavsiyelerinden birinin şu olduğunu söylüyor: "İmparatorluğunuzu kiralık bir araziye kurmayın." 

Aslında sosyal medya hakkında unuttuğumuz acı bir gerçek var: Tam olarak kendimiz değiliz, sahip olduğumuz bilgiler, takipçiler tam olarak bize ait değil. Hiçbir açıklama yapmadan, şak diye kapanan 50.000 takipçili Facebook fan sayfaları var. Bütün o Vine yıldızlarına ne oldu dersiniz?

Size kısaca şöyle söyleyeyim: İşin sırrı, kendiniz olmak. Aslında hayatta da her şeyde böyle değil midir? En kolayı ve tek etkili yolu kendiniz olmak. Kendi web siteniz ve kendi e-mail listeniz olsun. Buddypress gibi sosyal ağ yazılımlarıyla da ilerleyebilirsiniz, sosyal medyanızı kurabilirsiniz ama bugün, kendi arazinizde, kendi imparatorluğunuzu kurmaya başlayın. Her zaman şunu hayal edin: Sosyal medya hesaplarınızdan biri veya birkaçı yarın kapansa işiniz nasıl görünürdü? Eğer bu, yeni gelen işleri ciddi ölçüde etkileyecekse, daha çok çalışmalısınız demektir.

Markalaşmak aslında hepimizin yapması gereken bir şey; özellikle de yaşadığımız çağda ve bırakın bu kendiliğinden gerçekleşsin. Markanız, kişiliğinizin yansımasıdır. Bu yüzden, taklit etmeyin. Tamamen kendiniz olun, şeffaf olun, açık olun, gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.

Ryan Stewman, Grant Cardone veya Robert Syslo gibi gitgide daha popüler olurken ve her gün kuralları yıkarken işini çok iyi yapan insanlara bakın, onları örnek alın.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


POPÜLER MAKALELER

bimilim