TED Konuşmalarından Beyninizi Kontrol Etmek İçin 7 Ders

Yazar: Sinem Karaahmetoğlu

Daha zeki, kendinden daha emin, daha kibar, strese karşı daha dayanıklı ve daha başarılı olmayı elbette herkes ister. Etkileyici TED konuşmaları serisinde sosyal psikolog, kendimizi her açıdan geliştirebilmemiz için beynimizi nasıl kandıracağımızı anlatıyor. İşte TED konuşmalarından kendi beyninizi kontrol etmeniz için 7 zihin açıcı ders:

1. Stresten korkmayın.

Birkaç yıl önce, sağlık psikoloğu Kelly McGonigal kafa karıştırıcı bir bulgu ortaya çıkardı. Yıllarca insanlara stresin ölümcül olduğuyla ilgili uyarılarda bulunuyordu. Gerçekten de öyle, yeni bir araştırma da bunu gösteriyor. Ancak şöyle bir durum var ki, siz öyle olacağını düşünürseniz stres ölümcül oluyor.

Çok fazla strese maruz kalmış ve stresin zararlı olduğunu düşünen insanların ölme ihtimali, strese daha az maruz kalmış olanlara göre biraz fazladır. Fakat yüksek miktarda strese maruz kalmasına rağmen bunun zararlı olmadığını düşünenler, stressiz yaşayan insanlarla neredeyse aynı durumdadırlar..

2. Kendi iyimserliğinizi tanıyın.

"İyimser biri olduğunuzu nereden bilebilirim? Çünkü hepimiz iyimserizdir" diyor bilişsel nörolog Tali Sharot. İyimser olmak bizim daha mutlu ve daha metanetli olmamızı sağlar. Ayrıca yüksek dozda iyimserlik olmadan hiç kimse bir iş kuramaz. Ancak, aşırı iyimserlikten yanlış kararlar verdiğimizde sorunlar ortaya çıkabilir; tıpkı ekonomik krizden önce olduğu gibi. Dolayısıyla siz mantık dahilinde iyimser kalmaya özen gösterin.

3. Özgüveninizi arttırmak için vücut dili kullanın.

Sosyal psikolog Amy Cuddy konuşmasında şöyle açıklıyor, özgüvenli iletişim kurmanın dışında, özgüvenli bir beden dili kullandığımızda beynimizi kandırarak gerçekten de daha özgüvenli oluyoruz. Bir buluşmadan veya bir sunumdan birkaç dakika önce yalnız olacağınız bir yere gidip kendinizden emin bir duruş sergilemek (bacaklar açık, omuzlar dik bir şekilde) büyük bir fark yaratacaktır. Deneyin ve görün.

4. Kendinize cömert olmayı hatırlatın.

Hileli bir Monopoly oyunu size hayattan birçok şeyi gösterebilir: Daha şanslı ve zengin oldukça daha yetkili hissedersiniz ve ihtiyacı olanlara daha az yardım edersiniz. Fakat sosyal psikolog Paul Piff her zaman böyle olmak zorunda olmadığını söylüyor. Çocukların yoksulluğuyla ilgili 46 saniyelik küçük bir hatırlatma bile, insan doğasının çirkin tarafını tersine çevirmek için yeterlidir. Yani ne kadar zengin ya da başarılı olursanız olun kendinize bu hatırlatmaları yapın ve iyi bir insan olmaya devam edin.

5. Kendi anılarınıza fazla inanmayın.

Elizabeth Lotfus kendi TED konuşmasında "bizzat şahit olduğunuz olayların ve tespit ettiğiniz şeylerin, DNA’nız tarafından ya da diğer delillerle yanlış olduğunun kanıtlanması bile insan hafızasının ne kadar güvenilmez olduğunun bir örneğidir diyor. Yalnızca bu da değil, insanların aklına gerçek olmayan hatıralar sokmak şaşırtıcı bir şekilde kolaydır. Tıpkı bazı psikologların baskılanmış hatıraları ortaya çıkarttıklarını düşünürken istemeden sebep oldukları gibi. Yani bir sonraki seferde hatırladığınız bir şeyden “emin” olmadan önce tekrar düşünün.

6. Etrafınızı benzemek istediğiniz insanlarla doldurun.

Herkes bazen az da olsa kopya çeker. Davranışsal ekonomist Dan Ariely konuşmasında da belirttiği gibi, bir dizi deneyle 'ne kadar sıklıkla ve ne zaman' kopya çekildiğini araştırmaktadır. Bu araştırmayla ilginç bir bulgu da elde etmiştir; insanlar kendi gruplarından birinin, mesela kendi okulunun logosunu taşıyan bir tişörtü giymiş birinin, herhangi birşekilde kopya çektiğini görürse kendisi de bunu yapmaya daha meyilli oluyor. Eğer kopya çeken, farklı okulun logosunu taşıyan bir tişörtü giymiş biriyse aynı etkiyi yaratmıyor.

Bunun yanı sıra, insanlardan On Emir’i söylemeleri istenirse de kopya çekmekten kaçınıyorlar. Dindar olmasalar ya da On Emir’in tamamını hatırlayamasalar dahi bu gerçek değişmiyor.

Açıkça görülüyor ki, doğru ve yanlış hakkındaki fikirlerimiz düşündüğümüz kadar kesin değildir. Etrafımızdaki insanlardan kolaylıkla etkilenebiliyoruz. Dolayısıyla çevremizdeki insanları dikkatli seçmeliyiz.

7. Memnuniyetinizi geciktirmeyi öğrenin.

Spiker ve yazar Joachim de Posada,Stanford’da yapılan bir deneyde, 4 yaşındaki çocukların içinde marshmallow olan bir odada yalnız bırakıldığını ve eğer 15 dakika boyunca yemeden durabilirlerse onlara ikinci bir marshmallow daha verileceğinin söylendiğinden bahsediyor. Konuşmasını çocukların gizli kamera görüntüleriyle de destekliyor.

Çocuklardan yalnızca üçte biri karşı koyacak kadar öz disipline sahipti. Araştırmacılar 10 seneden uzun bir süre boyunca gözlemlemeye devam ettiklerinde öz disiplini olanların diğerlerinden daha başarılı olduklarını gördüler. İşte burada hepimizin çıkartacağı bir ders söz konusur.

En iyi yeteneklerin kariyer platformu toptalent.co'ya üye ol, Türkiye'nin ve dünyanın en iyi şirketlerinin iş, staj ve kariyer fırsatlarını keşfet.


POPÜLER MAKALELER

bimilim