Topluluk İçinde Konuşma İçin 6 Öneri

Yazar: Güneş Ünal

Konuşma becerinizi artırmak için çalışabileceğiniz akıllıca konuşma taktik ve egzersizlerini keşfedin.

Aşağıdaki yazı Jill Schiefelbein’ın Dynamic Communication kitabından alınmıştır.

Konuşmadan önce en azından birkaç gerginlik kelebeği hissetmeyen kimseyi tanımıyorum, en tecrübeli profesyonel konuşmacılar dahil. Ama farkındayım ki, birkaç kelebek ve felç eden korku arasında büyük bir fark var. Geliştirmek için yapabileceğiniz konuşma egzersiz ve stratejilerini bir gözden geçirelim.

1. Göz teması

İş topluluk içinde konuşmaya gelince göz temasını kurmak ve devamlılığını sağlamak zor olabilir. Ama göz teması kurmak insanların size güvenmesini sağlayacaktır. Eğer göz teması kurmaktan korkuyorsanız, doğru yapabilmeniz için bazı egzersizler.

Öncelikle, salondaki insanların kafalarının üstüne bakarak bir “göz teması” kurun. Eğer salon 25 kişiden fazlaysa direkt olarak göz teması kurmadığınızı anlayacak tek insan baktığınız insan ve muhtemelen yanında oturanlar olacaktır. Daha sonra, insanların alın seviyesine geçin. Alın konusunda rahat hissettiğinizde yavaşça gözlere geçin. Bu sistematik bir şekilde hassasiyeti azaltmaktır.

Eğer göz teması konusunda profesyonel olduğunuzu hissediyorsanız, kendinizi videoda izleyin ve salonun hangi kısmına bakmaya yatkın olduğunuzu görün. Bunu not edin ve son olarak bunu tüm salon için eşitlemeye çalışın.

2. İfade ve telaffuz

Kelimeleri nasıl telaffuz ettiğiniz oldukça önemli çünkü insanların sizi anlayabilmesi gerekiyor. Ama biraz gergin olduğunuzda muhtemelen git gide daha hızlı konuşmaya başlarsınız, ta ki kendiniz iyi ifade edemeyene ve açık bir şekilde konuşamayana kadar. İzleyicileriniz söylediğiniz her şeyi yakalayamayacak ve maksimum etkinizi kaybedeceksiniz. İfade ve telaffuzunuza yardımcı olacak bazı yolları takip edin.

İlk olarak, dişlerinizi gösterin! Dışarı ses çıkarabilmeniz için ağzınızın açık olması ve havalandırma borularının açık olması gerekiyor. Eğer kendinizi çok çabuk konuşmaya başlarken buluyorsanız, dişlerinizi göstermeyi (yani ağzınızı biraz daha açmayı) deneyin. Eğer bunu yapabildiğinizden emin değilseniz, aynada konuşurken kendinizi izleyin. Daha da iyisi, kendinizi konuşurken ya da video görüşmesi sırasında kaydedin.

İkinci tavsiye telaffuzla ilgili olmalı. Müzik dersinde öğrendim ki, gerçekten sözlerini anlayabildiğiniz sözleri olan şarkıcıların ortak bir noktası var, sessiz harfleri ki özellikle son sessiz harfleri çok açık bir şekilde telaffuz ediyorlar. Deneyin. Sesli bir şekilde, sonundaki “k” harfine odaklanmadan “kazak” kelimesini söyleyin. Şimdi de son “k” harfini net bir şekilde telaffuz ederek söyleyin. Bunu kafanızın içinde başka kelimeler için de yapabilirsiniz (sesli daha iyi tabii ki). Fark yarattığını göreceksiniz.

3. Sözsüz iletişim

Sözsüz iletişim konuşmanızda kelimeler dışındaki her şeydir. Sizin ses hızınız, tonlamanız ve vurgunuz olarak düşünülebilir. Ses hızınız, konuşma sırasındaki kelimelerin çıkış hızıdır. Tonlama sesinizin yüksekliğiyle ilgilidir, yüksek mi yumuşak mı konuşuyorsunuz? Vurgular ise sesinizin doğal yükseliş ve alçalışıdır, yüksek ve düşük notaları düşünün. Bu üçü sunum sırasında duygu, özgüven ve güç aktarımını sağlar.

Etkili bir sözsüz iletişim vokal bir hız treni yolculuğu gibidir. Güzel bir eğlence parkında, yükselmeler ve alçalmalarla, dönüşler ve bükülmelerle, çemberler ve düzlüklerle. Yani iyi bir konuşma bu üç özelliğin çeşitliliklerini içermelidir.

Monoton bir konuşmacıyı kimse dinlemek istemez. Bilirsiniz ayakta tek noktada dikilip, tüm süre boyunca düz bir seviyeyle konuşan birilerini (Ben Stein’ın konuşmasını düşünün ama Ben Stein’ı bir iş sahibi veya satıcıyla değiştirin). Çok kötü!

4. Sözsüz bariyerler

Sunumunuz sırasında alanı nasıl kullandığınız önemli. Birçok insan sunum alanını ön planda tutuyor -ne görürsen onu alırsın- ya da bir salona girip, sahneyi görüp oraya kök salıveriyorlar.

Hemen öyle yerleşmeyin! Seyircilerle kendiniz arasında nasıl bir bariyer kurabileceğinizi düşünerek alana bakın ve alanı nasıl kendi çıkarınız için kullanabileceğinize bakın. Çevreyi ve salonu inceleyin. Dinleyicilerinizle nasıl bağ kurabileceğinizi anlayın ve bağlantı noktasından yaklaşın, güç noktasından değil. Dinleyicilerinizle aranıza gereksiz sözsüz bariyerler koymayın.

5. Jestler ve hareket

Birkaç sıra dışı konuşmacı dışında, çoğu sunum yapan kişi en iyi duruşlarını göstermiyor. Eğer vücudunuz dümdüz tek bir pozisyonda kalıyorsa iletişim kurmak oldukça zordur. İşte yapabilecekleriniz.

Kelimeleriniz ve jestlerinizin uyumlu olduğundan emin olun. Eğer jestlerinizi numaralandırıp bir listeye ekliyorsanız, bu sayının uyum için yeterli olmasına dikkat edin. Sahne ya da salonda hareket edebiliyorsanız, bu hareketlerinizin kasıtlı olduğundan emin olun. Sadece hareket etmiş olmak için yapmayın. Bunun yerine önemli noktalar, hikayeler veya karakterler arasında hareket edin.

Hareketlerinizin arasından gergin enerjinizin kaçmasına izin vermeyin. Yarış atı, hula dansçısı gibi garip hareketlerde bulunmayın. Hareket ve jestlerinizi gerekli ve doğal olduğunda kullanın.

6. Uygulama ipuçları

Toplum içinde konuşmanızı ilerletmenizin en iyi yolu çıkıp bunu yapmanızdır! Sonra bunu videoya alın ve konuşma tarzınızı görün.

Sunumdan önce çalışma yapmak için önce sunumunuzu sadece ses olarak kaydedin. Sözsüz iletişimin önemli noktalarına, ifadenize ve telaffuzunuza dikkat edin. Verdiğinizi düşündüğünüz hisleri yazın. Sesiniz bu hisleri yansıtıyor mu? Eğer yansıtmıyorsa bunu geliştirmeye çalışın.

Ardından, konuşmanızı videoya alın. Bu videoyu sesi kapalı izleyin. Böylece vücut hareketlerinizin farkında olacaksınız. Salonun bir bölümüne hitap etmeye daha yatkın olup olmadığınızı anlama fırsatınız olacak.

Son olarak da sesi açık olarak videoyu izleyin. Bu sizin her şeyi bir araya getirdiğiniz ve karşınızdaki insanların sizi görüp duyacağı şekilde kendinizi izlemenizi sağlayan adım olacak ki kendinizi geliştirebilin.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim