Yapacağınız İşte Başarılı Olacağınızı Gösteren 9 İşaret

Yazar: Selin Taftaf

Hepimiz başarıyı farklı tanımlarız. Ki bu çok doğaldır ve olması gerekendir.

Başarı ölçütlerimizin farklı olmasına rağmen, başarılı insanlar, tutum ve karakter olarak bir takım ortak özellikler gösterirler. Eleştiriye açık olma, duygusal iniş ve çıkışlara hazır olma ve hata yapmaktan korkmayarak risk alma bu ortak özelliklerden sadece birkaçı.

Siz de başarılı olmak istiyorsanız ve hatta başarınıza bir sınır koymayarak onu uçsuz bucaksız hale getirmek konusunda oldukça hevesliyseniz, bu 9 adımı siz de uygulayabilirsiniz demektir:

1. Takım arkadaşlarınızla beraber başarıya ulaşmaktan keyif almak 

Yetenek elbette ki önemlidir, ancak beraber çalışabilmek, takım olabilmek, egolarınızdan arınabilmek ve bütüne katkı sağlamak adına fedakarlık yapmaktan kaçınmamak, bir takımı başarılı yapan unsurlardır. Bu nedenle, başarılı insanlar, pozisyonlar yerine bu pozisyonlarda çalışan bireylere, hiyerarşi yerine kolektif takım çalışmasına ve daha da önemlisi, takım arkadaşlarının başarı ve mutluluklarıyla mutlu olup gurur duymaya odaklanırlar.

2. Seçim yapmak değil, seçenekleri yaratan taraf olmak:

Çoğu insan, mevcut seçeneklerle yetinirler ve onlara sunulan imkanlar doğrultusunda karar verirler. Onlar için cevap ya da ilerlenmesi gereken yol, onlara sunulduğu gibi, ya A ya da B seçeneğidir. Başarıyolundaki insanlar ise, kendi seçenekleri olan C seçeneğini yaratırlar.

Jon Burgstone’un da dediği gibi “ Önemli bir karar vereceğiniz zaman, 2 muhtemel seçeneğiniz vardır. Seçeneklere bakarsınız,  olabilecek en uygun seçeneği seçersiniz ve kendi durumunuza uydurmaya çalışırsınız. Ya da, gerçek bir girişimcinin yapacağı üzere: Olabilecek en iyi seçeneği belirleyip onu uygun ve ulaşılabilir hale getirirsiniz.”

İşte bu yüzden, girişimciler “olmayanı oldurmak” ile bilinirler çünkü başarılı insanlara göre, “hayal edilemez” ya da “ulaşılamaz” diye bir şey yoktur! 

3. Kafanızın içindeki ses, dışarıdan duyduğunuz seslerin hepsinden daha yüksektir!

Bazen insanlar sizi anlamayabilir, eleştirebilir, yargılayabilir ve hatta onaylamayabilirler.

Ama bu durumu önemsemezsiniz! Bütün eleştirileri, başarınıza giden yolda birer fikir olarak görürsünüz, işinize yarayanları dinleyip geri kalanları ise umursamazsınız.

Çünkü, kendinize güvenirsiniz. Başkalarının görüşlerine saygı duyarsınız ancak kendi fikirlerinize, iradenize, yetkinliklerinize ve işinize olan tutkunuza inanırsınız.

Sonunda, yaşadığınız hayat sizin hayatınızdır, başkalarının değil!

4. Sonunda kazansanız da kaybetseniz de asıl önemli olan oyunu nasıl oynadığınızdır!

Başarı yolunda, başkalarının itelemesiyle başarılı olmaktan ziyade kendinizin düşe kalka, deneye yanıla ilerlemesi oldukça değerlidir. Bu nedenle, kendi geleceğinize kendiniz ulaşmayı, o geleceği size başkalarının sunmasına tercih edersiniz.

Elbette ki kazanmak istiyorsunuz, hedefiniz bu! Ancak, kendi yarattığınız, kuralları kendinizin koyup kendinizin kazanmak istediği bir oyunda oynamak istersiniz! Çünkü, oynamaya mecbur bırakıldığınız bir oyuna edilgen olarak dahil olmak, kaybetmek demektir.

5. Disiplinli olmanız gerekmez çünkü sizi başarıya ulaştıracak her bir adımı atmak için sabırsızlanırsınız.

Başarılı insanlar sabırsızdır! Hedefleri ve hayalleri vardır. Gerçekleştirdikleri her adımın ve tamamladıkları her işin, onları başarıya bir basamak daha yaklaştırdığını bilirler.

Bu nedenle, başarılı insanlar, en olağan işleri yaparken bile keyif alabilirler. Eğer yapmak istediklerinizin ve ulaşmak istediğiniz hedefler keskin çizgilerle belirliyse, yaptığınız işler artık sadece sıradan iş değildir! İş artık heyecan verici ve tatmin edici bir hal almıştır!

İşiniz, anlam kazandığında ve sizi tatmin ettiğinde, size yaşam kaynağı olur! Ve bu yüzden de;

6. Bir beceri edinip ömrünüz boyunca bu rutine bağlıyaşamak istemezsiniz. 

Bazı insanların tüm hedefi, bir beceri edinip bir iş bularak hayatları boyunca aynı işte çalışabilmektir. Bu, yanlış bir durum değildir aslında çünkü dediğimiz gibi, herkesin başarı algısı farklıdır.

Başarı yolundaki insanlar, bir beceri edinmenin getirdiği “gönül rahatlığından” pek de hoşnut olmazlar. Çünkü, elde etmenin getirdiği rahatlığa kapılmak istemezler. Tam aksine, ulaşılan beceri ve elde edilen yetkinlikleri, yeni beceri ve yetkinlik elde etmek için tetikleyici güç olarak görürler!

Bu nedenle, başarılı insanlar, aynaya bakarlar ve “Son günlerde kendin için ne yaptın?” sorusunu sorarlar, her zaman daha iyisine ve daha yeniye ulaşmak istedikleri için durmazlar ve harekete geçerek başka yetkinlik ve beceriler kazanmak için araştırmaya devam ederler!

7. Diğer başarılı insanları da desteklemek

Büyük bir şirkette çalışmak, çoğu zaman tek bir kazananın olduğu bir oyundur. Çünkü, kişisel başarı, diğerlerinin başarısızlığını da beraberinde getirir. Örneğin, siz terfi aldığınızda, yan masanızda oturan, belki de en iyi iş arkadaşınız, terfi alamamış demektir. Siz bir fırsat yakaladığınızda ya da bir teklif aldığınızda, bir başkası bunu kaçırmış olacaktır.

İşte bu nedenle, bir başkası adına sevinmek ya da başkasının başarısı için de kendi başarınız gibi sevinmek her zaman kolay değildir.

Öte yandan, başarılı insanlar bu kaygıyı taşımazlar. Bilirler ki, pasta, herkesin pay alabilmesi için yeterince büyüktür! Bu nedenle, başarılı insanlar başkalarının başarılarını da heyecanla karşılarlar, bu başarıları kendileri için de bir ilham ve yaratıcılık kaynağı olarak değerlendirirler! 

8. Tek başınıza bir akım başlatmak konusunda istekli olmak:

İnsan olarak aidiyet duygusundan ve değerli hissetmekten hoşlanırız. Bu yüzdendir ki, bazı fikirler ve gruplar oldukça hızlı taraftar kazanır ve kimileri de gerçekten güçlü birer akım haline gelir.

Kalabalığa karışmak ve topluluğa dahil olmak harikadır, evet, ancak her hareket, tek başına, tehlikelere göğüs germeye hazır, cesaretli ve farklı olan, başkalarının düşündüğünün dışında düşünebilen, kısacasırisk alabilen bir kişi tarafından başlatılır.

Başarı yolundaki insanları, bu riski almaya iten şey nedir dersiniz?

9. “Neden ben değilim?” sorusunu sormak

Başarıya ulaşmak zordur, kabul ediyoruz. Bu zorlu yolda zaman zaman başarısızlık ve olumsuzluklarla da karşılaşmamız oldukça doğal. Başarısızlıkla karşılaştığımız zaman, bunun sebebini kendimizde değil de dış etkenlerde aramaya meyilliyizdir. Ancak, “Başkalarının yakaladığı fırsatları ben niye yakalayamıyorum?” ya da “Arkadaşlarım neden beni desteklemiyorlar?” diye düşünmek, en kolay yoldur.

Kısacası, böyle durumlarda, “Neden ben?” diye sorarız.

Halbuki, başarılı insanlar, böyle durumlarda, daha farklı bir soru sorarlar: “Neden ben değilim?” 

Bu nedenle, bir girişimci, kafasındaki “Neden ben olmayayım?” sorusuyla, diğer bütün restoranların battığı ya da istedikleri kazançlara ulaşamadıkları bölgelerde restoran açmayı deneyebilir. Yine bu yüzden, girişimciler yeni işlere, hiçbir şeyleri olmadan, sadece kafalarındaki yenilikçi fikirlerle başlarlar: “Onların Pazar payları yüksek olabilir, benim neden olmasın?”

Başarılı insanlar, daha önce de belirttiğimiz gibi, diğerlerinin başarılarından ilham alırlar. “Bu harika, ve eğer o yapabiliyorsa, ben neden yapamayayım ki?” diye düşünüp derhal işe koyulurlar! 

Gerçekten çok doğru ve güzel bir soru: Neden siz olmayasınız?

Üzerine düşünürseniz, sizin de yapamamanız için bir sebep yok! İsteklerinizin ve hedeflerinizin peşinde koşmanın yanı sıra, çok sıkı çalışırsanız, başarılı olmamanız için hiçbir sebep yok!


POPÜLER MAKALELER

bimilim