Yeni Mezunlar, İş Dünyasında Size Kimsenin Söylemeyeceği 6 Kural

Yazar: Elif Erkek

Yeni mezunlar için ilk işe giriş süreci heyecan verici olduğu kadar biraz ürkütücü de olabilir. Üniversiteye ilk başladığınızda da buna benzer bir konumdaydınız. Binalara, öğretmenlere veya öğrencilere yabancıydınız. Ancak mezuniyet yaklaştıkça kuralları öğrendiniz ve düzenin bir parçası olmak sizi rahatlattı. Artık mezun oldunuz ve iş dünyasının bir parçası olmaya hazırsınız. Toptalent.co'da yer alan ve yeni mezunlar için de uygun olan işe alım programları aracılığıyla istediğiniz ilana kolayca başvurabilir ve iş dünyasının kapısını aralayabilirsiniz.

Şimdi ilk işinize başlamak üzeresiniz; tekrardan üniversitenin ilk gününe dönmeye hazır olun. Çünkü iş ortamının kuralları bu ortamın bir parçası olan insanlar tarafından yazılmamıştır.

Her iş ortamı birbirinden farklı bir düzenle işler. Ancak, yeni bir çalışan olarak yaşayacağınız süreç hemen hemen her yerde aynıdır. Herkesin bu yazılmamış kuralları öğrenmek için kendince bir yöntemi vardır. Bu ister birden içine girip düşe kalka öğrenmek olsun ister bütün işleyişi uzun bir süre gözlemlemek olsun, herkes bir şekilde işleyişin bir parçası olur. Ancak ilk işinizde karşılaşabileceğiniz durumları anlamak ve bu durumlara karşı hazırlıklı olmak sürecinizin her adımda daha da kolay geçmesine yardımcı olacaktır.

Kural 1: İş kalitesi iş sayısından önemlidir.

Yeni mezunlar ilk işlerinde genellikle kendilerini göstermeye çalışırlar. Verilen görevin üzerine çıkmak, başka projelere katkı sağlamak ve başka takımların bir parçası olmaya çalışmak yönünden güzel bir yaklaşımdır. Ancak bu sadece verilen bütün görevleri tamamen yerine getirebildiğinizde güzel bir izlenim yaratır. Ek olarak üstlendiğiniz görevi yerine getirmeye çalışırken asıl işinizi ihmal etmek iki işin de kalitesini düşürecektir. Bu da ekip arkadaşlarınızın ve yöneticinizin gözünde size karşı kötü bir izlenim oluşturabilir. Yetenekleriniz verilen görevin üzerine çıksa dahi önceliğiniz her zaman size verilen iş olmalıdır. Her ne kadar yeni işiniz için heyecanlı olsanız da en başlarda kendinizi tutmanız daha sağlıklı olacaktır. Verilen görevleri tamamladıkça işleyişi daha iyi gözlemleyebilir, sizden beklenenleri daha iyi anlayabilirsiniz. Böylelikle kaldıramayacağınız işlerin altına isminizi yazmamış olursunuz. 

Kural 2: Yöneticiniz öğretmeniniz değildir.

Eğitim hayatınız boyunca size ödev ve sınav tarihleri verildi, projeleriniz en ince detayına kadar anlatıldı ve genellikle sorumluluklarınızı tamamlamak için ihtiyacınız olanlar öğretmenleriniz tarafından size verildi. Neyi, ne zamana, nasıl yapmanız gerektiğini biliyordunuz. Yanlış yolda olsanız bile öğretmenleriniz sizi doğru yola yönlendirdi. İş dünyası ne yazık ki bu şekilde ilerlemiyor.

Yeni işinizi öğrenirken soru sormaktan çekinmeyin. Problem yaşadığınız bir konu olduğunda iş ortamındaki tecrübeli kişilerden yararlanmak özellikle yeni olduğunuz bir ortama alışmanıza oldukça yardımcı olacaktır. Soru sormak ve yardım istemek öğrenme sürecinizi de kısaltacağı için iş yerinize alışma sürecinizi de çok daha kısaltacak, aynı zamanda da yaptığınız işin kalitesini de arttıracaktır.
Ancak göreviniz süresince ne zaman ve nasıl yardım isteyeceğinize iyi karar vermelisiniz. Soru sorduğunuz kişilerin size yardımcı olmak için kendi görevlerinden zaman ayırdıklarını unutmamalısınız. Soru sormaya başlamadan önce aşağıda yer alan noktalara dikkat etmek size yardımcı olacaktır:

• Ne soracağınız konusunda net olun. Tavsiye mi istiyorsunuz, değerlendirme mi yoksa yönlendirme mi? Soracağınız soru soracağınız kişinin ne kadar vaktini alacak? Ne istediğiniz konusunda ne kadar net olursanız alacağınız cevap da o kadar net olacaktır.

• Sorunuzu doğru kişiye sorduğunuzdan emin olun. O kişinin soracağınız konu hakkında bilgili olması kadar size ayıracak vakti olduğundan da emin olmalısınız. Bu konuda ileride size yardımcı olabilecek bir öneri, en başta iş arkadaşlarınızla tanışırken size yardımcı olmak isteyen kişilere dikkat etmek olabilir. Yardımcı olmayı en başta onlar teklif ettiği için o kişilerden yardım isterken daha rahat olursunuz.

• Soracağınız sorunun içeriği ve süresi konusunda soracağınız kişiyi bilgilendirin. Konunun ilgi alanı o kişi değilse sizi, sorunuzu sorabileceğiniz birisine yönlendirmesini rica edebilirsiniz.

• Kısa ve öz sorular sorun. Yaşadığınız problemi anlayıp, anahtar kısımları belirleyip öncelikli olarak bu kısımları sormalısınız. Eğer gerekli olursa aynı konuyla ilgili başka sorular da sorabilirsiniz. Fakat bütün sorularınızı tek seferde sormamak daha iyi olacaktır.

• Mutlaka karşıdaki kişiye yardımlarının büyüklüğü önemli olmaksızın teşekkür edin ve ileride ihtiyaçları olursa sizin de onlara yardımcı olabileceğinizi söyleyin. Karşıdaki kişiye kendilerini değerli hissettirmek ileride kuracağınız ilişkilerde sağlam temeller atmanıza yardımcı olacaktır.

Kural 3: Geri bildirimler her zaman gelmeyebilir.

Çoğu durumda yaptığınız işin geri değerlendirmesini alamayabilirsiniz. Okuldayken öğretmenlerinizin hangi sorudan puan kırdığını görebiliyordunuz. Ancak iş hayatında sizi değerlendiren kişilerden size, ileriye dönük olarak yardımcı olabilecek geri bildirimler isteyebilirsiniz. “Nasıl gidiyorum?” tarzında sorular sormaktansa iyi olduğunuz yönleri veya neleri geliştirebileceğiniz hakkında sorular sorarak geri bildirim yelpazesini daraltabilirsiniz. Aynı zamanda, geri bildirim almak istediğinizde bunu yönetici kişinin odasına çat-kapı gitmektense talebinizi bildirerek kendisinden randevu almanızda fayda olduğunu belirtmeliyiz.

Yaptığınız iş sürecinde bir çalışma arkadaşınız veya yöneticiniz size bir tavsiyede bulunmayı veya yardımcı olmayı teklif ederse bu teklifi kabul etmenizde fayda var. Yetenekleriniz bu görevi tek başınıza üstlenmeye yetecek kapasitede olsa bile böyle bir fırsat, yardım teklif eden kişiyle daha yakın bir bağ kurmanızı sağlayabilir. Aynı zamanda çalıştığınız yerin sizden beklentileri konusunda tüyolar alabilir ve işinizi hangi beklentilere yönelik geliştirebileceğinizi de öğrenebilirsiniz.

Kural 4: Fikrinizi söylememek gözlem yapmakla aynı şey değildir.

İş dünyası için yeni bir çalışan demek yeni bir bakış açısı, yeni bir fikir demektir. İşe alındığınız andan itibaren artık siz de o takımın bir parçası oldunuz. Yapılan işe katkı sağlamalı ve o işi geliştirmeye yönelik çalışmalısınız.

Yeni işinizi öğrenmek ve ona göre hareket etmek en doğru yöntemdir. Ancak bir noktada gözlem yapmakla birlikte aktif olmaya da başlamalısınız.Kimse sizden ilk günden her şeyi bilmenizi beklemiyor (zaten böyleymiş gibi de davranmamalısınız). Ancak üzerine tartışılan konuya katkı sağlayabileceğini düşündüğünüz bir öneriniz veya bir bilginiz varsa bunu çalışma arkadaşlarınızla paylaşmalısınız. Fakat bunu yaparken kullandığınız üsluba oldukça dikkat etmelisiniz.

Görev tanımınıza verilen işi yapmak için doğru kişi olduğunuzu çalışma arkadaşlarınıza ve yöneticinize hissettirmek isteyebilirsiniz; ancak bunu yaparken çalışma arkadaşlarınızı kırmamalısınız. “Bu yöntem daha önce denenmiş miydi?” tarzı bir katılım, sizi diğer çalışanların gözünde daha iyi gösterecektir.

Kural 5: Şirketiniz üzerindeki etkinizi anlamak işinize anlam katacaktır.

Öğrencilik hayatınız boyunca aldığınız kararlar yine sizin öğrencilik hayatınızı etkiledi. Görev tanımınızın gerektirdiklerini gerçekleştirmek sadece verilen işi tamamlamanızı sağlar. Ancak verilen görevin çalıştığınız yere kattığı faydayı anlamak yaptığınız işe anlam katacaktır. Çalışma arkadaşlarınızdan farklı görev tanımlarınız olsa bile bir takımın parçası olduğunuzu unutmamalısınız. Artık verdiğiniz kararlar sadece sizi değil tüm şirketi etkiliyor.

Büyük resimde yerinizi görmek yaptığınız işteki yaratıcılığınızı artıracak ve yaşanabilecek problemlere çözüm bulmanıza da yardımcı olacaktır. Yaptığınız iş büyüklüğü önemli olmaksızın takımınızı ve şirketinizi daha ileriye taşımak için bir adım atın. Yaptığınız işin önemini anlamak ve işi geliştirmek için çabalamak bu adımın büyüklüğünü de etkisini de artıracak, aynı zamanda sizin iş tatmininizi de sağlayacaktır. Hayatınız boyunca çalışarak geçireceğiniz zamanı düşünürsek yaptığınız işten tatmin olmanız mutlu bir çalışma hayatına sahip olmanız için önemlidir.

Kural 6: Çalıştığınız yer size bir şeyler katmak zorunda değildir.

Sıraladığımız kurallar arasında kabul etmesi en ağır olanı bu olsa gerek. Ancak çalıştığınız yerlerin para kazanmak veya alıcılara belli bir hizmet sunmak amacıyla var olduğunu unutmamalısınız. Sizin bu takımda yer alma amacınız şirketi ileri taşımak ve yapılan işe değer katmaktır. Bu, bazı durumlarda şirketinizin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızın önüne koymanızı bile gerektirebilir. Çalıştığınız yer sizin kariyer yolculuğunuza nasıl katkı sağlayacağını düşünmek zorunda değildir.

Artık çalıştığınız yerde düzenli olarak gidişatınızı kontrol edecek, sizi yönlendirecek birilerinin bulunmama ihtimali oldukça yüksektir. Yeni mezun olarak sizin için “başarı” tanımının ne olduğuna karar vermeniz bu noktada büyük önem taşır. Kariyer çizginizi ne yönde çizmek istediğinize ne kadar erken karar verirseniz yaptığınız işten o kadar verim alırsınız.


İLGİNİ ÇEKEBİLECEK İŞ İLANLARI

POPÜLER MAKALELER

bimilim